kanser nedir
kanseri nasıl yenerim
kanserin zararları
kanserin nedenleri
kanser belirtileri
akciğer kanseri
böbrek kanseri
deri kanseri
gırtlak kanseri
cilt kanseri
meme kanseri
ağız kanseri
rahim kanseri
kolon kanseri
prostat kanseri
alkol nedir
alkolizm nedir
alkol ve gençler
alkol zehirlenmesi
alkolizm
alkolizm tedavisi
alkolizm zararları
kalp krizi nedir
kalp krizi nedenleri
kalbiniz için öneriler
kalp krizi sonrası
anne sütü ve emzirme
apandisit ( çocuklarda )
bebeğin gelişimi
AFT ( ağızda yara )
ağız boşluğu
ağızda kötü koku
bruksizm ( diş gıcırdatma )
diş fırçası seçimi
diş röntgenleri
diş apsesi
diş beyazlatma
diş çürümesi
diş taşı ( tartar )
dişler ve gelişimi
enfeksiyon hastalıkları
dizanteri hastalığı
çiçek hastalığı
kuşpalazı hastalığı
grip hastalığı
sarılık hastalığı
ishal hastalığı
kabakulak hastalığı
mantar hastalığı
uyuz hastalığı
tifo hastalığı
tetanos hastalığı
kadın hastalıkları
menopoz hastalığı
bel soğukluğu
hamilelik
kürtaj
gebelik
anne sütü
cinsel sağlık
aids nedir
bira ve kısırlık
cinsel fonksiyon bozuklukları
cinsel aktiviteyi güçlendiren besinler
cinsel ilgide ilk dakikaların önemi
cinsel istek kaybı
cinsel sahiplenme
cinselliğin yararları
ağrılı cinsel ilişki
dünyada cinsellik
erken boşalma
hamilelik sırasında
cinsellik

kızlık zarı
orgazm

mortgage
akciğer kanseri
bağırsak kanseri
cilt kanseri
gırtlak kanseri
hepatit b
kan kanseri
kanser
kanser tedavisi
karaciğer kanseri
kolon kanseri
meme kanseri
mide kanseri
pankreas kanseri
prostat kanseri
rahim kanseri
şeker hastalığı
şifalı bitkiler
akciger kanseri
akciğer kanser
akciğer kanseri tedavisi
beyin kanseri
böbrek kanseri
deri kanseri
dil kanseri
dudak kanseri
girtlak kanseri
gögüs kanseri
kanser akciğer
kanser belirtileri
kanser hastaları
kanser hastası
kanser hücresi
kanser meme
kanser mide
kanser tedavileri
kanser türleri
kanser çeşitleri
kanserli hücre
karaciger kanseri
meme kanser
mide kanser
mide kanseri belirtileri
rahim ağzı kanseri
safra kesesi kanseri
serviks kanseri
tiroid kanseri
tiroit kanseri
troit kanseri
yemek borusu kanseri
yumurtalik kanseri
yumurtalık kanseri
aids kanser
ak ciğer kanseri
akciyer kanseri
akciğer kanseri belirtileri
akciğer kanseri tedavi
akciğer zarı kanseri
akçiğer kanseri
anüs kanseri
ağız kanseri
bagirsak kanseri
bagırsak kanseri
barsak kanseri
bağirsak kanseri
bağırsak kanseri belirtileri
beyin kanser
boyun kanseri
boğaz kanseri
böbrek kanser
cilt kanser
cilt kanseri belirtileri
ciğer kanseri
deri kanser
dil kanser
doku kanseri
endometrium kanseri
genetik kanser
gogus kanseri
guatr kanser
göz kanseri
göğüs kanseri
göğüs kanseri belirtileri
gırtlak kanseri belirtileri
herem kanser
ilik kanseri
ilk kanser
ishal kanser
kalın bağırsak kanseri
kan kanseri belirtileri
kanser araştırma
kanser araştırmaları
kanser ağrı
kanser ağrısı
kanser aşısı
kanser beslenme
kanser cerrahi
kanser com
kanser depresyon
kanser derneği
kanser doktor
kanser haftası
kanser hakkında
kanser hakkında bilgi
kanser hasta
kanser hastaligi
kanser hastaliklari
kanser hastaliği
kanser hastalıgı
kanser hastalık
kanser hastalıklar
kanser hastalıkları
kanser hastalığı
kanser hastanesi
kanser hücreleri
kanser ilacı
kanser ilaç
kanser ilaçlar
kanser ilaçları
kanser istatistikleri
kanser kalp
kanser karaciğer
kanser kemoterapi
kanser lösemi
kanser mantar
kanser merkezi
kanser nasıl
kanser neden
kanser nedenleri
kanser nedir
kanser olan
kanser payudara
kanser programı
kanser prostat
kanser resimleri
kanser savaş
kanser sigara
kanser tarama
kanser tedavi
kanser tedavisinde atom
kanser testi
kanser teşhisi
kanser türkiye
kanser tıp
kanser vakfı
kanser ve tedavisi
kanser yeni
kanser çocuk
kansere neden olan etkenler
kansere çare
kanserli hasta
karaciğer kanser
karaciğer kanseri belirtileri
kemik iliği kanseri
kemik kanser
kemik kanseri
kolon kanseri belirtileri
kolorektal kanser
kronik kanser
kürşat bozkurt kanser
küçük hücreli akciğer kanseri
larenks kanseri
left kanseri
lenf bezi kanseri
lenf kanseri
lenf kanseri belirtileri
lenf kanseri nedir
lenfoma kanseri
lif kanseri
makat kanseri
meme kanseri belirtileri
meme kanseri tedavisi
mesane kanseri
mide kanseri tedavisi
miğde kanseri
omurilik kanseri
osman yağmurdereli kanser
over kanseri
penis kanseri
rahim agzı kanseri
rahim kanseri belirtileri
rahimağzı kanseri
reflü kanser
rektum kanseri
resim kanser
savaş ay kanser
sağlık kanser
sigara içen insanların akciğer kanserine yakalanma olasılığı
testis kanseri
troid kanseri
türk kanser
vulva kanseri
www kanser
www kanser com
yumuşak doku kanseri
çin kanser
çinde kanser
çinde kanser tedavisi
çocuklarda kanser
şifalı bitkiler kanser

 

Kolesterol nedir?

   Kolesterol yaşam için gerekli olan mum kıvamında yağımsı bir maddedir. Kolesterol beyin, sinirler, kalp, bağırsaklar, kaslar,karaciğer başta olmak üzere tüm vücutta yaygın olarak bulunur. Vücut kolesterolü kullanarak hormon (kortizon, seks hormonu....), D vitamini ve yağları sindiren safra asitlerini üretir. Bu işlemler için kanda çok az miktarda kolesterol bulunması yeterlidir. Eğer kanda fazla miktarda kolesterol varsa bu kan damarlarında birikir ve kan damarlarının sertleşmesine, daralmasına (arteriyoskleroz) yol açar. Arteriyosklerozda damar duvarında biriken tek madde kolesterol değildir; akyuvarlar, kan pıhtısı, kalsiyum... gibi maddeler de birikir. Toplumda arteriyoskleroz için damar sertliği, damar kireçlenmesi gibi ifadeler de kullanılmaktadır.

 

Damarlar tüm vücutta yaygın olarak bulunur ve kalp, beyin, böbrek... gibi organlara kan taşıyarak bu organların görev yapmasını sağlar. Kolesterol hangi organın damarında birikirse o organa ait hastalıklar ortaya çıkar. Örneğin kalbi besleyen atardamarlarda (koroner arterler) kolesterol birikimi olursa göğüs ağrısı, kalp krizi gibi sorunlar oluşur. Böbrek damarlarında kolesterol birikimi yüksek tansiyon ve böbrek yetmezliğine yol açabilir. 

   İyi kolesterol-kötü kolesterol
  
Kolesterol, yağımsı bir maddedir. Normal koşullarda, yağ suyun içinde çözünmez. Kolesterol de su özelliklerini taşıyan kanda normal koşullarda çözünmez. Kolesterol, kanda çözünmesi ve taşınması için karaciğerde bir protein ile birleştirilir (paket edilir). Bu kolesterol ile protein birleşimine lipoprotein adı verilir. Değişik tipte lipoproteinler vardır: 
   1. LDL (low density lipoprotein, düşük yoğunluklu lipoprotein): Kötü huylu kolesteroldür.
   2. HDL (high density lipoprotein, yüksek yoğunluklu lipoprotein): İyi huylu kolesteroldür.
   HDL ve LDL kolesterolden başka lipoproteinler de vardır. Sadece isimlerini yazıyorum: VLDL, IDL ve şilomikronlar.  Yağ metabolizması bozukluğu olan hastaların yaptırdığı diğer bir kan incelemesi de trigliserid ölçümüdür. Trigliserid de kolesterol gibi kanda çözünen bir yağdır. Kan trigliserid düzeyi ile arteriyoskleroz arasındaki ilişki kolesterol kadar belirgin değildir. 

   Yüksek kolesterol nedir?
Kanda kolesterol ve LDL-kolesterolün yüksek olması hasta için risk taşır. HDL-kolesterolün düşük olması da bir risktir. Bu riske sahip hastalarda kalp krizi, felç, damar tıkanması, böbrek yetmezliği gibi hastalıkların ortaya çıkma olasılığı daha fazladır.  

20 yaşın üzerinde  Kan kolesterol düzeyi  
200 mg/dl'nin altı istenilen düzeydir.  
200-239 mg/dl arası sınırda yüksek’tir
240 mg/dl'nin üstü ise yüksektir. 
Kan LDL-kolesterol düzeyi  
130 mg/dl'nin altı istenilen düzeydir.  
130-159 mg/dl arası sınırda yüksek’tir.
160 mg/dl'nin üstü ise yüksektir. 
Kan HDL-kolesterol düzeyi
35 mg/dl'nin altı düşüktür.

   Kanda kolesterol 200 mg/dl veya LDL-kolesterol 130 mg/dl veya HDL-kolesterol 35 mg/dl ise RİSK FAZLADIR. 

   HDL-kolesterol yükseldikçe risk azalır. Ortalama HDL-kolesterol düzeyi kadında 55 mg/dl ve erkekte 45 mg/dl’dir yani kadınlar bu yönden daha şanslıdır. 

Kan trigliserid ölçümüne göre sınıflandırma 

200 mg/dl Normal 
200-400 mg/dl Sınırda yüksek 
400-1000 mg/dl Yüksek
1000 mg/dl Çok yüksek 

   Kanda kolesterolün yüksek olması bir yağ metabolizması bozukluğudur. Yağ metabolizması bozukluğundan şüphe edilen bir hastada yapılması gereken kan alınarak öncelikle kolesterol, LDL-kolesterol, HDL kolesterol ve trigliserid düzeyi ölçülmesidir. Tedaviye karar vermeden önce bu değerler en az 2 kere ölçülmelidir. Tedavi düzenlenirken öncelikle LDL-kolesterol düzeyleri temel alınmalıdır. 

   Kolesterol niye yükselir? 
Kanda kolesterol düzeyini etkileyen çok sayıda faktör vardır. Bu faktörlerin bazıları önlenebilir niteliktedir. Bunlardan bazıları: 
   1. Kalıtımsal faktörler 
   2. Yediğiniz gıdalar 
   3. Şişmanlık 
   4. Stres gibi faktörler kolesterolü ve kötü huylu kolesterolü yükseltir. 
   Düzenli egzersiz iyi huylu kolesterolü yükseltir ve kötü huylu kolesterolü azaltır. 60-65 yaşa kadar yaşla birlikte kolesterol düzeyi artar. Kadınlarda menopozdan sonra kolesterol düzeyi artar. Kolesterol yükselmesine yol açan hastalıklar Bazı hastalıklarda kolesterol düzeyi yükselir. Bu hastalıkları ikiye ayırarak incelemek mümkündür: 
    1. Kalıtsal yağ metabolizması hastalıkları 
    2. Diğer hastalıklar 
       A. Hipotiroidi: Tiroid bezinin yetersiz çalışması. 
       B. Karaciğer hastalıkları 
       C. Nefrit: Böbreğin mikrobik olmayan iltihabi hastalıkları 
       D. Şeker hastalığı 
       E. Şişmanlık 
       F. Bazı ilaçlar 

   Kolesterolün önemi nedir? 
  
Kalp ve damar hastalıkları Türkiye'de ve diğer ülkelerde ölüm ve kalıcı sakatlıklara yol açan yaygın sorunlardır. Türkiye’de 6 milyon kişide kan kolesterol düzeyi sınırda yüksek (200-239 mg/dl) ve 2 milyon kişide yüksektir (240 mg/dl). Gelişmiş ülkelerde ölüm nedenleri arasında kalp ve damar hastalıkları ilk sıradadır ve yüksek kolesterol, yüksek tansiyon, şişmanlık gibi sorunların düzeltilmesi ile bu ölümler önlenebilir veya geciktirilebilir. Bu nedenle Dünya Sağlık Örgütü kalp ve damar hastalıklarını 1 numaralı insanlık düşmanı ilan etmiştir. Kalp ve damar hastalıklarını kolaylaştıran faktörlere kardiyovasküler risk faktörleri adı verilir. Kanda kolesterol ve LDL-kolesterolün yüksek olması hasta için risktir ve kolesterol yüksekliği bir kardiyovasküler risk faktörüdür. HDL-kolesterolün düşük olması da bir risktir. Bu riske sahip hastalarda kalp krizi, felç, damar tıkanması, böbrek yetmezliği gibi hastalıkların ortaya çıkma olasılığı daha fazladır. 

   Kardiyovasküler Risk Faktörleri 
   Kolesterolü yüksek hastalarda, kardiyovasküler risk faktörlerinin değerlendirilmesi ve mümkünse değiştirilmesi, tedavinin temel noktalarından birisidir. Kolesterolü yüksek hastalarda, kolesterol yüksekliği dışındaki kardiyovasküler risk faktörlerine de sık rastlanır ve bu kardiyovasküler risk faktörlerinin düzeltilmesi ile kardiyovasküler kalıcı hasar ve ölüm riski kesin olarak azaltılır. Aşağıda kardiyovasküler risk faktörleri özetlenmiştir: 

  • Hipertansiyon 
  • Lipid (yağ) metabolizması bozukluğu, Kolesterol yüksekliği 
  • Sigara 
  • Diyabetes mellitus (şeker hastalığı) 
  • Şişmanlık 
  • Fiziksel aktivite azlığı ve sedanter yaşam 
  • Yüksek hematokrit 
  • Artmış trombojenik faktörler 
  • İleri yaş 
  • Erkek cinsiyet 
  • Aile öyküsü 
  • Tip A kişilik yapısı 
  • Östrojen eksikliği 
  • Alkol yoksunluğu 
  • Fibrinojen yüksekliği 
  • Ürik asit yüksekliği 
  • Lipoprotein (a) 
  • Belirgin beyin, kalp, böbrek veya damar hastalığı 

   Hipertansiyon, her yaş, cins, ırk için önemli bir kardiyovasküler risk faktörüdür ve hem büyük hem küçük tansiyonun yükseldikçe kardiyovasküler risk artmaktadır. Hipertansiyon tedavisi ile kardiyovasküler risk azalmaktadır. 
   Lipid (yağ) metabolizması bozuklukları, majör ve düzeltilebilir kardiyovasküler risk faktörlerinden birisidir. Yapılan tüm büyük çalışmalarda serum kolesterol düzeyi ile kardiyovasküler risk arasındaki ilişki gösterilmiştir.
HDL-kolesterolün düşüklüğü de bir kardiyovasküler risk faktörüdür. Diyetin kolesterol içeriği ile kardiyovasküler risk arasında da doğrudan ilişki vardır. 
   Şişmanlık ile koroner arter hastalığı arasındaki ilişki birçok çalışmada gösterilmiştir. Ancak şişman hastalarda, hipertansiyon, fiziksel aktivite azlığı, diyabetes mellitus (şeker hastalığı) ve lipid metabolizması gibi diğer kardiyovasküler risk faktörlerine da daha sık rastlanır ve bu kardiyovasküler risk faktörler, şişmanlığın bağımsız etkisini maskeleyebilir.  Günümüzde şişmanlık tanım ve sınıflandırmasında beden kitle indeksi kullanılmaktadır.
   Beden kitle indeksi = Beden ağırlığı(kg) / Boy(m)2 formülü ile hesaplanır. 

Örneğin: vücut ağırlığı 85 kg, boyu 1.74 m olan bir insanda; 
 Beden kitle indeksi=85/1.74x1.74=28’dir. 

Beden kitle indeksine göre kilo durumu aşağıda özetlenmiştir. 

  • 18.5 Zayıf 
  • 18.5 - 24.9 Normal (sağlıklı) 
  • 25 - 29.9 Fazla kilolu (gürbüz) 
  • 30 - 39.9 Şişman 
  • 40 Tehlikeli şişman 

   Yukarıdaki örnekteki kişi gürbüzdür. Beden kitle indeksinizi hesaplayınız. 

   Yetersiz egzersiz kardiyovasküler riski arttırır. Öte yandan sedanter yaşam, kan şekeri, kolesterol ve kan basıncı kontrolunu zorlaştırır. Düzenli egzersiz yapanlarda, koroner arter hastalığı riski de azalır. 
   Diyabetes mellitus (şeker hastalığı) iyi bilinen bir kardiyovasküler risk faktörüdür. Ayrıca diyabetik hastalarda lipid (yağ) metabolizmasi bozuklukları, hipertansiyon, şişmanlık gibi diğer kardiyovasküler risk faktörleri de sıktır. 
   Sigara, koroner arter hastalığı sıklığını arttırdığı gibi diğer kardiyovasküler risk faktörlerinin etkisini de arttırır. Sigara içimi, Türkiye'deki en önemli sağlık problemlerinden birisidir ve ne yazık ki kullanımı giderek yaygınlaşmaktadır. Sigaranın bırakılması ile koroner arter hastalığı riski azalır ve bu azalma 12 ay sonra en belirgin hale gelir. 
   Tip A kişiliğine sahip kişiler, mükemmeliyetçi, obsesif, hırslı ve gergin bir özellik sergilerler. 

   Yüksek kolesterolün vücuda verdiği zararlar 
  
Kanda aşırı miktarda bulunan kolesterol yavaş yavaş (yıllar içinde) damar duvarında birikir. Bu birikim sonucu o damarda daralma, tıkanma ortaya çıkar. Bu durum bir su borusunda pisliklerin birikmesine benzetilebilir. Kolesterol hangi damarda birikmişse o damarla ilişkili sorunlar ve hastalıklar ortaya çıkar. Kolesterol yüksekliğinde belirti ve bulgular çoğu zaman ani kolesterol yükselmesine bağlı değildir, uzun süreli kolesterol yüksekliğinin damar duvarında kolesterol birikmesine yol açmasının sonucudur. Yani kolesterolünüz şu andaki değerinin 2-3 katına yükselse ve 3-4 saat yüksek kalsa size bir zararı olmaz. Asıl sorun sizde daha önce uzun süreli kolesterol yüksekliği olmasıdır. 
   Kalbi besleyen damarlarda (koroner arter) kolesterol birikimi bu damarlarda tıkanma ve daralmanın sonucu göğüs ağrısı, kalp krizi ve kalp yetmezliği gibi sorunlara neden olur. Bunların sonucu hasta koroner by pass ameliyatı (cerrahi olarak darlığın ortadan kaldırılması) veya anjiyoplasti (balonla daralmış koroner arterin genişletilmesi) işlemine ihtiyaç duyabilir. 
   Beyini besleyen boyun damarlarında kolesterol birikimi olması felçlere, konuşma bozukluklarına, dengesiz yürümeye, bilinç kaybına yol açar. 
   Böbrek damarlarında kolesterol birikimi yüksek tansiyon ve böbrek yetmezliğine yol açabilir. 
   Ana atardamarda (aort) kolesterol birikimi de tehlikelidir. Buradan kopan kolesterol birikintileri daha küçük damarları tıkayarak çok değişik sorunlara yol açabilirler: Bağırsağı besleyen damarları tıkayarak bağırsak ölümüne, göz damarlarını tıkayarak körlüğe, bacak damarlarını tıkayarak kangrene... yol açabilirler. Kolesterol yüksekliğine bağlı sorunlar ortaya çıktığı zaman hasta geç kalmış olabilir; bu nedenle kolesterol yüksekliğini önlemek, yükselmişse düşürmek çok önemlidir. 

   Kolesterol - yüksek tansiyon ilişkisi 
  
Kolesterol ve yüksek tansiyon arasında doğrudan bir ilişki yoktur. Yani kolesterol yüksekliği yüksek tansiyona, yüksek tansiyon kolesterol yüksekliğine yol açmaz. Ancak ikisinin hedefi ve zarar verdiği organ aynıdır: Kan damarları. Yüksek tansiyon kan damarındaki basıncı yükselterek aşınma, yırtılmalara neden olur. Bu durum su borusu içindeki basıncın artmasına bağlı sorunlara benzetilebilir. Yüksek kolesterol de damar duvarında kolesterol birikimine yol açarak damarlarda daralma, tıkanmalara yol açar. Yüksek tansiyon ve kolesterol yüksekliği kan damarına diğerinin verdiği zararın şiddetini arttırır ve ortaya çıkmasını çabuklaştırır. Bu nedenle hem kolesterol yüksekliği hem de yüksek tansiyon tedavi edilmelidir. 

   Tedavide temel prensipler 
  
Yüksek kolesterolün kontrol altına alınması ile yaşam süresinin uzadığı, kalp ve damar hastalıklarına bağlı ölümlerin azaldığı ve kalıcı sakatlıkların önlendiği kesin olarak gösterilmiştir. Kolesterol yüksekliğine ilaveten şişmanlık, yüksek tansiyon, şeker hastalığı, sigara gibi diğer kardiyovasküler risk faktörlerinin tedavisi de planlanmalıdır. 
Tedavi 2 aşamada gerçekleştirilir: 
   1.  İlaç dışı tedavi 
   2.  İlaç tedavisi. 
   Her hasta için tedavi farklılıklar taşır. İlaç dışı tedaviler kesinlikle ihmal edilmemelidir. İlaç tedavisi kesinlikle doktor denetiminde olmalıdır. 
   Tedavide hedef belirlenirken LDL-kolesterol düzeyinin esas alınması tercih edilir. Hedef LDL-kolesterol düzeyi hastada kalp ve damar hastalığının olup olmadığına göre değişir. 
   A. Kişide kalp ve damar hastalığı yoksa LDL-kolesterol düzeyinin 130 mg/dl’nin altına düşürülmesi yeterlidir. 
   B. Kişide kalp ve damar hastalığı varsa hedef LDL-kolesterol düzeyi 100 mg/dl’nin altı olmalıdır. Yani kalp krizi geçirmişseniz, koroner arter daralmasına bağlı göğüs ağrınız varsa, koroner damar ameliyatı geçirmişseniz, koroner arterler balon ile genişletilmişse, beyine, böbreğe, bacaklara giden damarlarda kolesterol birikimi varsa hedef LDL-kolesterol düzeyi 100 mg/dl’nin altıdır. 

   İlaçsız tedaviler 
  
İlaçsız tedaviler yaşam düzeninin değiştirilmesi olarak da isimlendirilir. Yüksek kolesterol tedavisinde en önemli konu ilaçsız tedavilerdir, kesinlikle ihmal edilmemelidir. İlaçsız tedavilerde yapılan ihmal kolesterol düşürmek amacı ile kullanılan ilaçların başarısını da azaltır. 
   İlaçsız tedavilerin başında beslenme alışkanlığının değiştirilmesi gelir. Beslenme alışkanlığından ayrı bir konu halinde bahsedilmiştir. 
   Sigara kesinlikle bırakılmalıdır. Sigara da kolesterol yüksekliği gibi bir kardiyovasküler risk faktörüdür. Sigara ayrıca akciğer kanseri, akciğer hastalığı, beyin kanaması ve birçok kansere de zemin hazırlar. 
   Hastada yüksek tansiyon varsa, yüksek tansiyon tedavisinde geçerli olan ilaç dışı tedaviler ihmal edilmemelidir. Yüksek tansiyon ve kolesterol yüksekliğinde uyuglanan ilaç dışı tedaviler birbirine benzerlik gösterir. Yüksek tansiyonlu hastalarda ilaveten beslenme ile alınan tuzun da azaltılması gerekir. 
   Şeker hastalığı kontrol altına alınmalıdır. İnsülin kullanmak gerekiyorsa kaçınılmamalıdır. 
   Şişmanlık kesinlikle kontrol altına alınmalıdır. Şişmanlık tedavisi için bazı ipuçları Nasıl zayıflarım başlığı altında verilmiştir. 
   Düzenli egzersiz HDL-kolesterolü (iyi kolesterol) yükseltir, LDL-kolesterolü (kötü kolesterol) düşürür. Hastalar düzenli egzersiz yapmayı alışkanlık haline getirmelidirler. Haftada en az 3, tercihen 5 kez, 30-45 dakika süre ile yürüyüş, koşu, yüzme, bisiklete binme gibi sporlar yapılmalıdır. 
   Alkol HDL-kolesterolü (iyi kolesterol) yükseltir, ancak alkolün insan sağlığı ve sosyal yaşantı üzerine çok sayıda olumsuz etkisi olduğu unutulmamalıdır. Bu nedenle alkol alımı kesinlikle sınırlandırılmalıdır. İzin verilen etil alkol miktarı erkeklerde günde 30 ml, kadınlarda günde 15 ml’dir. 30 ml etil alkol 720 ml bira, 300 ml şarap, 60 ml 100 derece viski ve 60 ml rakıda bulunur. 

   Beslenme 1 
  
Yüksek kolesterol tedavisinin olmazsa olmaz koşuludur. Vücut gereksinimi olan kolesterolü kendisi üretebilir bu nedenle diyetle kolesterol almaya gerek yoktur. Beslenme konusunda tedavi planı beslenme uzmanı ile birlikte yapılmalıdır. 
   Doymuş yağlardan ve kolesterolden fakir diyet seçilmelidir. Sıvı yağlarda doymamış yağ daha fazladır, tercih edilmelidir. Genel olarak sebze, meyve ve hububat tercih edilmelidir. Kızartmalardan kaçınınız. Kırmızı et yerine beyaz eti tercih ediniz. Yüksek tansiyonunuz varsa tuzu azaltınız. Karaciğer, böbrek ve beyin gibi kolesterolden zengin etlerden uzak durunuz. Gıdaların yağ ve kalori içeriklerine dikkat edilmelidir. Yağı azaltılmış peynir, sütü tercih ediniz. Diyet peynir, diyet süt kullansanız bile bunları sınırlı miktarda tüketiniz. 

   Beslenme 2 
   Ayrı dosyada 

   Kolesterol ve fındık 
  
Fındığın kalp sağlığı üzerine olumlu etkileri gösterilmiştir. 1998 yılında yayınlanan, 86.000 hastayı içeren, 14 yıllık takibi olan bir çalışmada haftada en az 140 gram fındık yiyenlerde kalp ve damar hastalıklarına daha az rastlanmıştır. Yapılan başka çalışmalarda da fındığın iyi kolesterolü yükselttiği ve kötü kolesterolü düşürdüğü gösterilmiştir. Fındığın fazla tüketilmesinin kilo alınmasına yol açacağı unutulmamalıdır. 

Nasıl zayıflarım? 
   Sağlıklı beslenme zayıflamanın temel noktasıdır. Gün içinde sık ama az miktarda yenmelidir. 1 saatte yarım kilo, 1 haftada 7 kilo, Arjantin diyeti, son şans diyeti, bilezik gibi reklamlara aldanmamak gerekir. Kısa sürede aşırı kilo vermek sorunlara yol açabilir.
   Su içsem yarıyor ifadesi ise doğru değildir çünkü suyun kalorisi sıfırdır 
   Kilo verirken acele etmemek gerekir. Unutmayın ki bu kiloyu 2 haftada almadınız, bu nedenle 2 haftada vermeye çalışmayın. Vereceğiniz kilo haftada 1-1.5 kilogramı geçmemelidir. Bir yılda toplam vücut ağırlığınızın % 10’unu vermeniz yeterlidir. Kilo vermek için beslenme alışkanlığı değiştirilmeli ve egzersiz yapılmalıdır. Kilo vermeyi kolaylaştıran ilaçlar piyasada mevcuttur. Bu ilaçlar kesinlikle doktor kontrolünde kullanılmalıdır. Bu ilaçların kullanılması ve sağlıklı beslenme birbirini tamamlayan tedavilerdir. 
   Kilo vermek, verilen kiloyu geri almamaktan daha kolaydır. Zayıflamanın kolesterol, şeker hastalığı, ruhsal durum, hipertansiyon üzerine de olumlu etkisi vardır. Tekrarlayan zayıflama ve şişmanlama kalp hastalığı ve ani ölüm gibi istenmeyen sonuçlara yol açabilir. 
   Alışkanlıkların değiştirilmesi kilo vermenin temel çözümüdür. Herkesin mutlaka değiştirilmesi gereken ve değiştirmesi zor olmayan alışkanlıkları vardır. Bu konuda bazı ipuçları: 
  • Gazete, kitap okurken bir şey yemeyin 
  • Televizyon seyrederken bir şey yemeyin 
  • Karnınız açken mutfak alışverişi yapmayın 
  • Alışverişe çıkarken liste yapın, liste dışında yiyecek almayın 
  • Öğün atlamayın 
  • Sadece açken yemek yemeye çalışın 
  • Diyetinizi bozduğunuz için suçluluk duymayın, önünüzde başka öğünler olduğunu unutmayın 
  • Gıdaların yağ, tuz, kalori içeriğine dikkat edin 
  • Egzersiz yapın 
  • Açık büfe tarzı yemeklerden uzak durun 
  • Evinize gelen misafirlere yaptığınız ikramı azaltın 
  • İştahlı arkadaşla yemeğe oturmayın 

   İlaç tedavisi 
   Yağ metabolizması bozukluklarını düzeltmek amacı ile çeşitli ilaçlar geliştirilmiştir. 
   1.  Statinler 
   2.  Safra asidi bağlayıcı reçineler 
   3.  Nikotinik asit 
   4.  Fibratlar 
   Bu ilaçlara ne zaman başlanacağı, ne kadar süre kullanılacağı ve hedef kolesterol, LDL-kolesterol, trigliserid düzeyleri kesinlikke doktor denetiminde olmalıdır. 

   Sık yapılan hatalar 
   1.
  Kolesterol düşürücü ilaç kullanırken diyeti önemsememek 
   2.  Kolesterol düşürücü ilaç kullanırken diyeti önemsememek 
   3.  Kolesterol düşürücü ilaç kullanırken diyeti önemsememek 
   4.  İlk 3 maddenin aynı olması yanlışlık değildir, bu hataların çok sık yapıldığını vurgulamak için böyle yapılmıştır 
   5.  Doktor randevusuna gitmeden birkaç gün-hafta önce diyete yapmaya başlamak 
   6.  Doktor veya beslenme uzmanına danışmadan diyet değişiklikleri yapmak 
   7.  Kolesterol düşürücü ilaç kullanırken şeker hastalığı, yüksek tansiyon, sigara içimi gibi diğer sorunları ihmal etmek 
   8.  Komşu veya arkadaşın önerisi ile ilaç almak 
   9.  İlacın bitmesi, muayeneye kısa bir zaman kalması gibi nedenlerle ilaç tedavisine kısa süreli bile olsa kesinlikle ara verilmemelidir. 
   10.  Kullanılan ilacın ismini hatırlamamak ve doktora giderken ilaç kutusunu yanına almamak. 
   11.  Yüksek kolesterolün çok yaygın bir hastalık olması kamuoyu ve medyanın da ilgisini çekmektedir. Gerek kamuoyu gerek medyada yüksek kolesterol konusu çok konuşulmakta ve bu konuda uzman olmayan kişilerin de fikirleri yansıtılmaktadır. Hastalar, yetkisiz ve bilgisiz kişiler tarafından eksik ve yanlış bilgilendirilebileceklerini unutmamalıdır. 

   Hastalara öneriler 
   1.
  Kolesterol düzeylerinizi kaydetmeyi alışkanlık haline getirin 
   2.  Türkiye’de bilinçsiz ilaç kullanımı yaygın bir sorundur, kolesterol düşürücü ilaçlar Türkiye’de yeni kabul edilebilir, bu nedenle yanlış ilaç kullanımından kaçınınız 
   3.  Emekli Sandığı, Sosyal Sigortalar Kurumu, Bağ-Kur gibi sağlık sigorta güvencesi olanlar eğer hastalıklarını belirtir bir heyet raporu alırlarsa ilaçlarına hiçbir ücret ödemezler. Bu konuda doktorları yardımcı olacaktır. 
   4.  Bir seyahate giderken sağlık karnenizi, heyet raporlarınızı, ilaçlarınızı yanınıza almayı unutmayınız. 
   5.  İlaçlarınızı düzenli kullanın, ilacınızı aksatmayın 
   6.  Doktora giderken şahsınıza ait tüm tıbbi dökümanları (filmler, tahlil sonuçları, hastane dosyası, kullandığınız ilaçların kutusu...) mutlaka yanınıza alınız. 
   7.  İlaçlarınızın sadece ismine değil dozuna da bakınız, öğreniniz ve kaydediniz 

   Sık sorulan sorular

   Hangi doktora gideyim? 
Eğer yüksek kolesterolden başka bir sorununuz yoksa Sağlık Ocağı hekimi, Aile hekimi, Dahiliye uzmanı, Endokrinoloji uzmanı veya Kalp-Damar hastalıkları uzmanına gidebilirsiniz. Yüksek kolesterolle birlikte kalbinizde de sorun varsa Kalp-Damar hastalıkları uzmanına gidiniz. Doktor seçiminde en önemli nokta, sağlıklı hasta-hekim ilişkisinin sağlanmasıdır. Gerekli ilaç dışı tedavileri uygulamanıza ve ilaç tedavisine rağmen kolesterolünüz kontrol altına alınamazsa yüksek kolesterol konusunda deneyimli olduğunu bildiğiniz veya öğrendiğiniz bir merkeze gidiniz. 

   İlaçlar kolesterol yüksekliğine yol açar mı? 
Evet. Bu nedenle bilinçsiz ilaç kullanımından kaçınılmalı ve gerekli durumlarda ilaçlar doktor kontrolü altında kullanılmalıdır. 

   Yüksek kolesterol tedavisinde kullanılan ilaçların yan etkisi var mıdır? 
Her ilaçta olduğu gibi kolesterol düşürücü ilaçların da yan etkileri olabilir. İlaca bağlı yan etki düşünülen durumlarda hasta en kısa sürede doktoruna başvurmalıdır. 

   Yaşım 70, kolesterol düşürücü ilaç kullanabilir miyim? 
Evet, tabi doktorunuza danışmak koşulu ile. 

   Kolesterolüm yüksek, acaba çocuğum risk altında mı? 
Evet. Çocuğuzun beslenme alışkanlığının sağlıklı olmasına dikkat edin. 

   Kolesterolüm ilaç kullanmama rağmen düşmüyor, ne yapmalıyım? 
1.
Sizde kolesterol yüksekliğine yol açan başka bir hastalık olabilir, bu araştırılmalıdır. 
2. İlaç dışı tedavilerinizi ihmal ediyor olabilirsiniz. 

   İlaç kullanıyorum, kolesterolümü kaça düşürmeliyim? 
Hedef LDL-kolesterol düzeyi hastada kalp ve damar hastalığının olup olmadığına göre değişir. 
   A.  Kişide kalp ve damar hastalığı yoksa LDL-kolesterol düzeyinin 130 mg/dl’nin altına düşürülmesi yeterlidir. 
   B.  Kişide kalp ve damar hastalığı varsa hedef LDL-kolesterol düzeyi 100 mg/dl’nin altı olmalıdır. Yani kalp krizi geçirmişseniz, koroner arter daralmasına bağlı göğüs ağrınız varsa, koroner damar ameliyatı geçirmişseniz, koroner arterler balon ile genişletilmişse, beyine, böbreğe, bacaklara giden damarlarda kolesterol birikimi varsa hedef LDL-kolesterol düzeyi 100 mg/dl’nin altıdır. 

   Kolesterolümün yükselmesini önleyebilir miyim? 
  
Hastaların önemli bir kısmı kolesterol yükselmesini önleyebilir. Beslenme değişikliği yaparak, kilo vererek, egzersiz yaparak kolesterol yükselmesi önlenebilir. 

   Hangi sıklıkta kolesterol düzeyimi ölçtürmeliyim? 
Eğer kolesterol yüksekliği saptanmışsa bu süreye doktorunuzla birlikte karar vermeniz gerekir. Eğer kolesterolünüz normal sınırlarda ise beş yılda bir ölçtürmeniz yeterlidir. Ailede kolesterol yüksekliği varsa bu süre kısalabilir. Kolesterol ölçümü check up diye de isimlendirilen sağlık kontrolünün çok önemli bir parçasıdır. Check up incelemelerinde ilk yapılması gereken inceleme kanda kolesterol düzeyi ölçümü olmalıdır. 

   Tuz ile kolesterol arasında bir ilişki var mı? 
Hayır. Kolesterol yüksekliği ve yüksek tansiyon kardiyovasküler hastalıklar için bir risk faktörüdür. Tuz, yüksek tansiyon ile yakından ilişkilidir.

      Tavsiye edilen gıdalar Ölçülü yenecek gıdalar Kaçınmak gereken gıdalar
Ekmek, tahıl

Kepekli buğday, çavdar ekmeği, yulaf ezmesi, mısır gevreği, makarna, pirinç, bulgur

  Açma, kruvasan, poğaça
Sütlü ürünler Yağsız süt, az yağlı peynir ve eritme peyniri, yağsız yoğurt, yumurta akı Yarım yağlı süt, yarım yağlı peynir (dil peyniri), yarım yağlı yoğurt, haftada 2 yumurta Tam yağlı süt, konsantre süt, şanti, kaymak, taklit sütü, yağlı peynir ve yoğurtlar
Çorbalar Sebze çorbası, et suyu çorbası   İşkembe çorbası, paça
Balık Bütün beyaz etli ve yağlı balıklar (ızgara, buğulama) Uygun yağda kızartılmış balık Balık yumurtası, havyar, belirsiz yağda kızartılmış balıklar
Deniz mahsülleri İstiridye Midye, ıstakoz Karides, kalamar
Et Tavuk, hindi, dana, av eti Yağsız sığır, dana jambon, kuzu (haftada 1-2), dana ve tavuk sosisi, ciğer (ayda 1) Ördek, kaz, yağlı görünen bütün etler, sosis, salam, pastırma, sucuk, kümes hayvanları derisi
Yağlar   Çoklu doymamış yağlar (ayçiçeği, mısır özü, soya...), tekli doymamış yağlar (zeytinyağı, hidrojene olmamış yumuşak margarin) Tereyağı, Trabzon yağı, iç yağı, kuyruk yağı, hidrojene yağlar, sert margarinler
Sebze ve meyve Bütün taze ve dondurulmuş sebzeler, bilhassa kurubaklagiller (mercimek, fasulye, nohut...) haşlanmış patates Uygun yağda kızartılmış patates ve sebze Belirsiz yağda kızartılmış patates, sebze, cips, tuzlu konserve, sebze
Tatlılar Yağsız sütle yapılan tatlılar (muhallebi, sütlaç...), meyva salatası, limon dondurması, aşure, pestiller, kuru yemişli sucuklar, cezerye

Çoklu doymamış yağ veya margarinle yapılan pasta ve bisküviler Badem tatlısı,  helva

 

Dondurma, baklava, kremalı pastalar, hazır pastalar, bisküviler, hazır pudingler

Çikolata ve bütün çikolatalı hazır tatlı ürünleri

 

Kuruyemiş Ceviz, badem, kestane Yer fıstığı, Antep fıstığı Hindistan cevizi, tuzlu eğlencelik
İçecekler, soslar Çay, kahve, nescafe, az kalorili meşrubat Az yağlı soslar Fazla tuz, hazır salata sosları, mayonez

Kaynak: Türk Kardiyoloji Derneği, Koroner Kalp Hastalığından Korunma ve Tedaviye İlişkin Ulusal Kılavuz 1998

 








kanser kanseri nasıl yenerim kanserin zararları kanserin nedenleri kanser belirtileri akciğer kanseri böbrek kanseri deri kanseri gırtlak kanseri cilt kanseri meme kanseri ağız kanseri rahim kanseri kolon kanseri prostat kanseri alkol nedir alkolizm nedir alkol ve gençler alkol zehirlenmesi alkolizm alkolizm tedavisi alkolizm zararları kalp krizi nedir kalp krizi nedenleri kalp krizi için öneriler kalp krizi sonrası anne sütü ve emzirme apandisit bebeğin gelişimi ağızda yara ağızda kötü koku bruksizm diş fırçası seçimi diş röntgenleri diş apsesi diş beyazlatma diş çürümesi diş taşı tartar dişler ve gelişimi enfeksiyon hastalıkları dizanteri hastalığı çiçek hastalığı kuşpalazı hastalığı grip hastalığı sarılık hastalığı ishal hastalığı kabakulak hastalığı mantar hastalığı uyuz hastalığı tifo hastalığı tetanos hastalığı kadın hastalıkları menopoz hastalığı bel soğukluğu hamilelik kürtaj gebelik anne sütü cinsel sağlık aid nedir bira ve kısırlık cinsel fonksiyon bozuklukları cinsel aktiviteyi güçlendiren besinler cinsel ilgide ilk dakikaların önemi cinsel istek kaybı cinsel sahiplenme cinselliğin yararları ağrılı cinsel ilişki dünyada cinsellik erken boşalma hamilelik sırasında cinsellik kızlık zarı orgazm
  oyun komedi sohbet eXTReMe Tracker