|
Damarlar tüm
vücutta yaygın olarak bulunur ve kalp, beyin, böbrek...
gibi organlara kan taşıyarak bu organların görev
yapmasını sağlar. Kolesterol hangi organın damarında
birikirse o organa ait hastalıklar ortaya çıkar. Örneğin
kalbi besleyen atardamarlarda (koroner arterler)
kolesterol birikimi olursa göğüs ağrısı, kalp krizi gibi
sorunlar oluşur. Böbrek damarlarında kolesterol birikimi
yüksek tansiyon ve böbrek yetmezliğine yol açabilir.
İyi
kolesterol-kötü kolesterol
Kolesterol, yağımsı bir maddedir. Normal
koşullarda, yağ suyun içinde çözünmez. Kolesterol de su
özelliklerini taşıyan kanda normal koşullarda çözünmez.
Kolesterol, kanda çözünmesi ve taşınması için
karaciğerde bir protein ile birleştirilir (paket
edilir). Bu kolesterol ile protein birleşimine
lipoprotein adı verilir. Değişik tipte lipoproteinler
vardır:
1. LDL (low density lipoprotein, düşük
yoğunluklu lipoprotein): Kötü huylu kolesteroldür.
2. HDL (high density lipoprotein, yüksek
yoğunluklu lipoprotein): İyi huylu kolesteroldür.
HDL ve LDL kolesterolden başka lipoproteinler de
vardır. Sadece isimlerini yazıyorum: VLDL, IDL ve
şilomikronlar. Yağ metabolizması bozukluğu olan
hastaların yaptırdığı diğer bir kan incelemesi de
trigliserid ölçümüdür. Trigliserid de kolesterol gibi
kanda çözünen bir yağdır. Kan trigliserid düzeyi ile
arteriyoskleroz arasındaki ilişki kolesterol kadar
belirgin değildir.
Yüksek
kolesterol nedir?
Kanda kolesterol ve LDL-kolesterolün yüksek olması
hasta için risk taşır. HDL-kolesterolün düşük olması da
bir risktir. Bu riske sahip hastalarda kalp krizi, felç,
damar tıkanması, böbrek yetmezliği gibi hastalıkların
ortaya çıkma olasılığı daha fazladır.
|
20 yaşın üzerinde Kan kolesterol düzeyi |
|
200
mg/dl'nin altı istenilen düzeydir. |
|
200-239 mg/dl arası sınırda yüksek’tir |
|
240
mg/dl'nin üstü ise yüksektir. |
|
Kan LDL-kolesterol düzeyi |
|
130
mg/dl'nin altı istenilen düzeydir. |
|
130-159 mg/dl arası sınırda yüksek’tir. |
|
160
mg/dl'nin üstü ise yüksektir. |
|
Kan HDL-kolesterol düzeyi |
|
35
mg/dl'nin altı düşüktür. |
Kanda kolesterol 200 mg/dl veya LDL-kolesterol
130 mg/dl veya HDL-kolesterol 35 mg/dl ise
RİSK FAZLADIR.
HDL-kolesterol yükseldikçe risk azalır. Ortalama
HDL-kolesterol düzeyi kadında 55 mg/dl ve
erkekte 45 mg/dl’dir yani kadınlar bu yönden daha
şanslıdır.
|
Kan trigliserid ölçümüne göre
sınıflandırma |
|
200
mg/dl Normal |
|
200-400 mg/dl Sınırda yüksek |
|
400-1000 mg/dl Yüksek |
|
1000
mg/dl Çok yüksek |
Kanda kolesterolün yüksek olması bir yağ
metabolizması bozukluğudur. Yağ metabolizması
bozukluğundan şüphe edilen bir hastada yapılması gereken
kan alınarak öncelikle kolesterol, LDL-kolesterol, HDL
kolesterol ve trigliserid düzeyi ölçülmesidir. Tedaviye
karar vermeden önce bu değerler en az 2 kere
ölçülmelidir. Tedavi düzenlenirken öncelikle
LDL-kolesterol düzeyleri temel alınmalıdır.
Kolesterol
niye yükselir?
Kanda kolesterol düzeyini etkileyen çok sayıda
faktör vardır. Bu faktörlerin bazıları önlenebilir
niteliktedir. Bunlardan bazıları:
1. Kalıtımsal faktörler
2. Yediğiniz gıdalar
3. Şişmanlık
4. Stres gibi faktörler kolesterolü ve kötü
huylu kolesterolü yükseltir.
Düzenli egzersiz iyi huylu kolesterolü yükseltir ve
kötü huylu kolesterolü azaltır. 60-65 yaşa kadar yaşla
birlikte kolesterol düzeyi artar. Kadınlarda menopozdan
sonra kolesterol düzeyi artar. Kolesterol yükselmesine
yol açan hastalıklar Bazı hastalıklarda kolesterol
düzeyi yükselir. Bu hastalıkları ikiye ayırarak
incelemek
mümkündür:
1. Kalıtsal yağ metabolizması hastalıkları
2. Diğer hastalıklar
A. Hipotiroidi: Tiroid bezinin yetersiz
çalışması.
B. Karaciğer hastalıkları
C. Nefrit: Böbreğin mikrobik olmayan
iltihabi hastalıkları
D. Şeker hastalığı
E. Şişmanlık
F. Bazı ilaçlar
Kolesterolün önemi nedir?
Kalp ve damar hastalıkları Türkiye'de ve diğer
ülkelerde ölüm ve kalıcı sakatlıklara yol açan yaygın
sorunlardır. Türkiye’de 6 milyon kişide kan kolesterol
düzeyi sınırda yüksek (200-239 mg/dl) ve 2 milyon kişide
yüksektir (240 mg/dl). Gelişmiş ülkelerde ölüm nedenleri
arasında kalp ve damar hastalıkları ilk sıradadır ve
yüksek kolesterol, yüksek tansiyon, şişmanlık gibi
sorunların düzeltilmesi ile bu ölümler önlenebilir veya
geciktirilebilir. Bu nedenle Dünya Sağlık Örgütü kalp ve
damar hastalıklarını 1 numaralı insanlık düşmanı ilan
etmiştir. Kalp ve damar hastalıklarını kolaylaştıran
faktörlere kardiyovasküler risk faktörleri adı verilir.
Kanda kolesterol ve LDL-kolesterolün yüksek olması hasta
için risktir ve kolesterol yüksekliği bir
kardiyovasküler risk faktörüdür. HDL-kolesterolün düşük
olması da bir risktir. Bu riske sahip hastalarda kalp
krizi, felç, damar tıkanması, böbrek yetmezliği gibi
hastalıkların ortaya çıkma olasılığı daha fazladır.
Kardiyovasküler Risk Faktörleri
Kolesterolü yüksek hastalarda, kardiyovasküler
risk faktörlerinin değerlendirilmesi ve mümkünse
değiştirilmesi, tedavinin temel noktalarından birisidir.
Kolesterolü yüksek hastalarda, kolesterol yüksekliği
dışındaki kardiyovasküler risk faktörlerine de sık
rastlanır ve bu kardiyovasküler risk faktörlerinin
düzeltilmesi ile kardiyovasküler kalıcı hasar ve ölüm
riski kesin olarak azaltılır. Aşağıda kardiyovasküler
risk faktörleri özetlenmiştir:
-
Hipertansiyon
- Lipid
(yağ) metabolizması bozukluğu, Kolesterol
yüksekliği
- Sigara
- Diyabetes
mellitus (şeker hastalığı)
-
Şişmanlık
- Fiziksel
aktivite azlığı ve sedanter yaşam
- Yüksek
hematokrit
- Artmış
trombojenik faktörler
- İleri
yaş
- Erkek
cinsiyet
- Aile
öyküsü
- Tip A
kişilik yapısı
- Östrojen
eksikliği
- Alkol
yoksunluğu
-
Fibrinojen yüksekliği
- Ürik asit
yüksekliği
-
Lipoprotein (a)
- Belirgin
beyin, kalp, böbrek veya damar hastalığı
Hipertansiyon, her yaş, cins, ırk için önemli bir
kardiyovasküler risk faktörüdür ve hem büyük hem küçük
tansiyonun yükseldikçe kardiyovasküler risk artmaktadır.
Hipertansiyon tedavisi ile kardiyovasküler risk
azalmaktadır.
Lipid (yağ) metabolizması bozuklukları, majör
ve düzeltilebilir kardiyovasküler risk faktörlerinden
birisidir. Yapılan tüm büyük çalışmalarda serum
kolesterol düzeyi ile kardiyovasküler risk arasındaki
ilişki gösterilmiştir.
HDL-kolesterolün düşüklüğü de bir kardiyovasküler risk
faktörüdür. Diyetin kolesterol içeriği ile
kardiyovasküler risk arasında da doğrudan ilişki
vardır.
Şişmanlık ile koroner arter hastalığı
arasındaki ilişki birçok çalışmada gösterilmiştir. Ancak
şişman hastalarda, hipertansiyon, fiziksel aktivite
azlığı, diyabetes mellitus (şeker hastalığı) ve lipid
metabolizması gibi diğer kardiyovasküler risk
faktörlerine da daha sık rastlanır ve bu kardiyovasküler
risk faktörler, şişmanlığın bağımsız etkisini
maskeleyebilir. Günümüzde şişmanlık tanım ve
sınıflandırmasında beden kitle indeksi kullanılmaktadır.
Beden kitle indeksi = Beden ağırlığı(kg) / Boy(m)2
formülü ile hesaplanır.
Örneğin: vücut ağırlığı 85 kg, boyu 1.74 m olan
bir insanda;
Beden kitle indeksi=85/1.74x1.74=28’dir.
Beden kitle indeksine göre kilo durumu aşağıda
özetlenmiştir.
- 18.5
Zayıf
- 18.5 -
24.9 Normal (sağlıklı)
- 25 - 29.9
Fazla kilolu (gürbüz)
- 30 - 39.9
Şişman
- 40
Tehlikeli şişman
Yukarıdaki
örnekteki kişi gürbüzdür. Beden kitle indeksinizi
hesaplayınız.
Yetersiz egzersiz kardiyovasküler riski
arttırır. Öte yandan sedanter yaşam, kan şekeri,
kolesterol ve kan basıncı kontrolunu zorlaştırır.
Düzenli egzersiz yapanlarda, koroner arter hastalığı
riski de azalır.
Diyabetes mellitus (şeker hastalığı) iyi
bilinen bir kardiyovasküler risk faktörüdür. Ayrıca
diyabetik hastalarda lipid (yağ) metabolizmasi
bozuklukları, hipertansiyon, şişmanlık gibi diğer
kardiyovasküler risk faktörleri de sıktır.
Sigara, koroner arter hastalığı sıklığını
arttırdığı gibi diğer kardiyovasküler risk faktörlerinin
etkisini de arttırır. Sigara içimi, Türkiye'deki en
önemli sağlık problemlerinden birisidir ve ne yazık ki
kullanımı giderek yaygınlaşmaktadır. Sigaranın
bırakılması ile koroner arter hastalığı riski azalır ve
bu azalma 12 ay sonra en belirgin hale gelir.
Tip A kişiliğine sahip kişiler, mükemmeliyetçi,
obsesif, hırslı ve gergin bir özellik sergilerler.
Yüksek
kolesterolün vücuda verdiği zararlar
Kanda aşırı miktarda bulunan kolesterol yavaş
yavaş (yıllar içinde) damar duvarında birikir. Bu
birikim sonucu o damarda daralma, tıkanma ortaya çıkar.
Bu durum bir su borusunda pisliklerin birikmesine
benzetilebilir. Kolesterol hangi damarda birikmişse o
damarla ilişkili sorunlar ve hastalıklar ortaya çıkar.
Kolesterol yüksekliğinde belirti ve bulgular çoğu zaman
ani kolesterol yükselmesine bağlı değildir, uzun süreli
kolesterol yüksekliğinin damar duvarında kolesterol
birikmesine yol açmasının sonucudur. Yani kolesterolünüz
şu andaki değerinin 2-3 katına yükselse ve 3-4 saat
yüksek kalsa size bir zararı olmaz. Asıl sorun sizde
daha önce uzun süreli kolesterol yüksekliği olmasıdır.
Kalbi besleyen damarlarda (koroner arter) kolesterol
birikimi bu damarlarda tıkanma ve daralmanın sonucu
göğüs ağrısı, kalp krizi ve kalp yetmezliği gibi
sorunlara neden olur. Bunların sonucu hasta koroner by
pass ameliyatı (cerrahi olarak darlığın ortadan
kaldırılması) veya anjiyoplasti (balonla daralmış
koroner arterin genişletilmesi) işlemine ihtiyaç
duyabilir.
Beyini besleyen boyun damarlarında kolesterol
birikimi olması felçlere, konuşma bozukluklarına,
dengesiz yürümeye, bilinç kaybına yol açar.
Böbrek damarlarında kolesterol birikimi yüksek
tansiyon ve böbrek yetmezliğine yol açabilir.
Ana atardamarda (aort) kolesterol birikimi de
tehlikelidir. Buradan kopan kolesterol birikintileri
daha küçük damarları tıkayarak çok değişik sorunlara yol
açabilirler: Bağırsağı besleyen damarları tıkayarak
bağırsak ölümüne, göz damarlarını tıkayarak körlüğe,
bacak damarlarını tıkayarak kangrene... yol açabilirler.
Kolesterol yüksekliğine bağlı sorunlar ortaya çıktığı
zaman hasta geç kalmış olabilir; bu nedenle kolesterol
yüksekliğini önlemek, yükselmişse düşürmek çok
önemlidir.
Kolesterol - yüksek tansiyon ilişkisi
Kolesterol ve yüksek tansiyon arasında doğrudan
bir ilişki yoktur. Yani kolesterol yüksekliği yüksek
tansiyona, yüksek tansiyon kolesterol yüksekliğine yol
açmaz. Ancak ikisinin hedefi ve zarar verdiği organ
aynıdır: Kan damarları. Yüksek tansiyon kan
damarındaki basıncı yükselterek aşınma, yırtılmalara
neden olur. Bu durum su borusu içindeki basıncın
artmasına bağlı sorunlara benzetilebilir. Yüksek
kolesterol de damar duvarında kolesterol birikimine yol
açarak damarlarda daralma, tıkanmalara yol açar. Yüksek
tansiyon ve kolesterol yüksekliği kan damarına diğerinin
verdiği zararın şiddetini arttırır ve ortaya çıkmasını
çabuklaştırır. Bu nedenle hem kolesterol yüksekliği hem
de yüksek tansiyon tedavi edilmelidir.
Tedavide
temel prensipler
Yüksek kolesterolün kontrol altına alınması ile
yaşam süresinin uzadığı, kalp ve damar hastalıklarına
bağlı ölümlerin azaldığı ve kalıcı sakatlıkların
önlendiği kesin olarak gösterilmiştir. Kolesterol
yüksekliğine ilaveten şişmanlık, yüksek tansiyon, şeker
hastalığı, sigara gibi diğer kardiyovasküler risk
faktörlerinin tedavisi de planlanmalıdır.
Tedavi 2 aşamada gerçekleştirilir:
1. İlaç dışı tedavi
2. İlaç tedavisi.
Her hasta için tedavi farklılıklar taşır. İlaç dışı
tedaviler kesinlikle ihmal edilmemelidir. İlaç tedavisi
kesinlikle doktor denetiminde olmalıdır.
Tedavide hedef belirlenirken LDL-kolesterol düzeyinin
esas alınması tercih edilir. Hedef LDL-kolesterol düzeyi
hastada kalp ve damar hastalığının olup olmadığına göre
değişir.
A. Kişide kalp ve damar hastalığı yoksa
LDL-kolesterol düzeyinin 130 mg/dl’nin altına
düşürülmesi yeterlidir.
B. Kişide kalp ve damar hastalığı varsa hedef
LDL-kolesterol düzeyi 100 mg/dl’nin altı olmalıdır. Yani
kalp krizi geçirmişseniz, koroner arter daralmasına
bağlı göğüs ağrınız varsa, koroner damar ameliyatı
geçirmişseniz, koroner arterler balon ile
genişletilmişse, beyine, böbreğe, bacaklara giden
damarlarda kolesterol birikimi varsa hedef
LDL-kolesterol düzeyi 100 mg/dl’nin altıdır.
İlaçsız
tedaviler
İlaçsız tedaviler yaşam düzeninin değiştirilmesi
olarak da isimlendirilir. Yüksek kolesterol tedavisinde
en
önemli konu ilaçsız tedavilerdir, kesinlikle ihmal
edilmemelidir. İlaçsız tedavilerde yapılan ihmal
kolesterol düşürmek amacı ile kullanılan ilaçların
başarısını da azaltır.
İlaçsız tedavilerin başında beslenme
alışkanlığının değiştirilmesi gelir. Beslenme
alışkanlığından ayrı bir konu halinde bahsedilmiştir.
Sigara kesinlikle bırakılmalıdır. Sigara da
kolesterol yüksekliği gibi bir kardiyovasküler risk
faktörüdür. Sigara ayrıca akciğer kanseri, akciğer
hastalığı, beyin kanaması ve birçok kansere de zemin
hazırlar.
Hastada yüksek tansiyon varsa, yüksek tansiyon
tedavisinde geçerli olan ilaç dışı tedaviler ihmal
edilmemelidir. Yüksek tansiyon ve kolesterol
yüksekliğinde uyuglanan ilaç dışı tedaviler birbirine
benzerlik gösterir. Yüksek tansiyonlu hastalarda
ilaveten beslenme ile alınan tuzun da azaltılması
gerekir.
Şeker hastalığı kontrol altına alınmalıdır.
İnsülin kullanmak gerekiyorsa kaçınılmamalıdır.
Şişmanlık kesinlikle kontrol altına alınmalıdır.
Şişmanlık tedavisi için bazı ipuçları Nasıl zayıflarım
başlığı altında verilmiştir.
Düzenli egzersiz HDL-kolesterolü (iyi
kolesterol) yükseltir, LDL-kolesterolü (kötü kolesterol)
düşürür. Hastalar düzenli egzersiz yapmayı alışkanlık
haline getirmelidirler. Haftada en az 3, tercihen
5 kez, 30-45 dakika süre ile yürüyüş, koşu,
yüzme, bisiklete binme gibi sporlar yapılmalıdır.
Alkol HDL-kolesterolü (iyi kolesterol) yükseltir,
ancak alkolün insan sağlığı ve sosyal yaşantı üzerine
çok sayıda olumsuz etkisi olduğu unutulmamalıdır. Bu
nedenle alkol alımı kesinlikle sınırlandırılmalıdır.
İzin verilen etil alkol miktarı erkeklerde günde 30 ml,
kadınlarda günde 15 ml’dir. 30 ml etil alkol 720 ml
bira, 300 ml şarap, 60 ml 100 derece viski ve 60 ml
rakıda bulunur.
Beslenme
1
Yüksek kolesterol tedavisinin olmazsa olmaz
koşuludur. Vücut gereksinimi olan kolesterolü kendisi
üretebilir bu nedenle diyetle kolesterol almaya gerek
yoktur. Beslenme konusunda tedavi planı beslenme uzmanı
ile birlikte yapılmalıdır.
Doymuş yağlardan ve kolesterolden fakir diyet
seçilmelidir. Sıvı yağlarda doymamış yağ daha fazladır,
tercih edilmelidir. Genel olarak sebze, meyve ve hububat
tercih edilmelidir. Kızartmalardan kaçınınız. Kırmızı et
yerine beyaz eti tercih ediniz. Yüksek tansiyonunuz
varsa tuzu azaltınız. Karaciğer, böbrek ve beyin gibi
kolesterolden zengin etlerden uzak durunuz. Gıdaların
yağ ve kalori içeriklerine dikkat edilmelidir. Yağı
azaltılmış peynir, sütü tercih ediniz. Diyet peynir,
diyet süt kullansanız bile bunları sınırlı miktarda
tüketiniz.
Beslenme
2
Ayrı dosyada
Kolesterol ve fındık
Fındığın kalp sağlığı üzerine olumlu etkileri
gösterilmiştir. 1998 yılında yayınlanan, 86.000 hastayı
içeren, 14 yıllık takibi olan bir çalışmada haftada en
az 140 gram fındık yiyenlerde kalp ve damar
hastalıklarına daha az rastlanmıştır. Yapılan başka
çalışmalarda da fındığın iyi kolesterolü yükselttiği ve
kötü kolesterolü düşürdüğü gösterilmiştir. Fındığın
fazla tüketilmesinin kilo alınmasına yol açacağı
unutulmamalıdır.
Nasıl
zayıflarım?
Sağlıklı beslenme zayıflamanın temel noktasıdır. Gün
içinde sık ama az miktarda yenmelidir. 1 saatte yarım
kilo, 1 haftada 7 kilo, Arjantin diyeti, son şans
diyeti, bilezik gibi reklamlara aldanmamak gerekir. Kısa
sürede aşırı kilo vermek sorunlara yol açabilir.
Su içsem yarıyor ifadesi ise doğru değildir çünkü
suyun kalorisi sıfırdır
Kilo verirken acele etmemek gerekir. Unutmayın ki bu
kiloyu 2 haftada almadınız, bu nedenle 2 haftada vermeye
çalışmayın. Vereceğiniz kilo haftada 1-1.5 kilogramı
geçmemelidir. Bir yılda toplam vücut ağırlığınızın %
10’unu vermeniz yeterlidir. Kilo vermek için beslenme
alışkanlığı değiştirilmeli ve egzersiz yapılmalıdır.
Kilo vermeyi kolaylaştıran ilaçlar piyasada mevcuttur.
Bu ilaçlar kesinlikle doktor kontrolünde
kullanılmalıdır. Bu ilaçların kullanılması ve sağlıklı
beslenme birbirini tamamlayan tedavilerdir.
Kilo vermek, verilen kiloyu geri almamaktan daha
kolaydır. Zayıflamanın kolesterol, şeker hastalığı,
ruhsal durum, hipertansiyon üzerine de olumlu etkisi
vardır. Tekrarlayan zayıflama ve şişmanlama kalp
hastalığı ve ani ölüm gibi istenmeyen sonuçlara yol
açabilir.
Alışkanlıkların değiştirilmesi kilo vermenin temel
çözümüdür. Herkesin mutlaka değiştirilmesi gereken ve
değiştirmesi zor olmayan alışkanlıkları vardır. Bu
konuda bazı ipuçları:
- Gazete,
kitap okurken bir şey yemeyin
-
Televizyon seyrederken bir şey yemeyin
- Karnınız
açken mutfak alışverişi yapmayın
-
Alışverişe çıkarken liste yapın, liste dışında
yiyecek almayın
- Öğün
atlamayın
- Sadece
açken yemek yemeye çalışın
-
Diyetinizi bozduğunuz için suçluluk duymayın,
önünüzde başka öğünler olduğunu unutmayın
- Gıdaların
yağ, tuz, kalori içeriğine dikkat edin
- Egzersiz
yapın
- Açık büfe
tarzı yemeklerden uzak durun
- Evinize
gelen misafirlere yaptığınız ikramı azaltın
- İştahlı
arkadaşla yemeğe oturmayın
İlaç
tedavisi
Yağ
metabolizması bozukluklarını düzeltmek amacı ile çeşitli
ilaçlar geliştirilmiştir.
1.
Statinler
2. Safra asidi bağlayıcı reçineler
3. Nikotinik asit
4. Fibratlar
Bu ilaçlara ne zaman başlanacağı, ne kadar süre
kullanılacağı ve hedef kolesterol, LDL-kolesterol,
trigliserid düzeyleri kesinlikke doktor denetiminde
olmalıdır.
Sık
yapılan hatalar
1. Kolesterol düşürücü ilaç kullanırken diyeti
önemsememek
2. Kolesterol düşürücü ilaç kullanırken
diyeti önemsememek
3. Kolesterol düşürücü ilaç kullanırken
diyeti önemsememek
4. İlk 3 maddenin aynı olması yanlışlık
değildir, bu hataların çok sık yapıldığını vurgulamak
için böyle yapılmıştır
5. Doktor randevusuna gitmeden birkaç
gün-hafta önce diyete yapmaya başlamak
6. Doktor veya beslenme uzmanına danışmadan
diyet değişiklikleri yapmak
7. Kolesterol düşürücü ilaç kullanırken şeker
hastalığı, yüksek tansiyon, sigara içimi gibi diğer
sorunları ihmal etmek
8. Komşu veya arkadaşın önerisi ile ilaç
almak
9. İlacın bitmesi, muayeneye kısa bir zaman
kalması gibi nedenlerle ilaç tedavisine kısa süreli bile
olsa kesinlikle ara verilmemelidir.
10. Kullanılan ilacın ismini hatırlamamak ve
doktora giderken ilaç kutusunu yanına almamak.
11. Yüksek kolesterolün çok yaygın bir
hastalık olması kamuoyu ve medyanın da ilgisini
çekmektedir. Gerek kamuoyu gerek medyada yüksek
kolesterol konusu çok konuşulmakta ve bu konuda uzman
olmayan kişilerin de fikirleri yansıtılmaktadır.
Hastalar, yetkisiz ve bilgisiz kişiler tarafından eksik
ve yanlış bilgilendirilebileceklerini unutmamalıdır.
Hastalara
öneriler
1. Kolesterol düzeylerinizi kaydetmeyi
alışkanlık haline getirin
2. Türkiye’de bilinçsiz ilaç kullanımı yaygın
bir sorundur, kolesterol düşürücü ilaçlar Türkiye’de
yeni kabul edilebilir, bu nedenle yanlış ilaç
kullanımından kaçınınız
3. Emekli Sandığı, Sosyal Sigortalar Kurumu,
Bağ-Kur gibi sağlık sigorta güvencesi olanlar eğer
hastalıklarını belirtir bir heyet raporu alırlarsa
ilaçlarına hiçbir ücret ödemezler. Bu konuda doktorları
yardımcı olacaktır.
4. Bir seyahate giderken sağlık karnenizi,
heyet raporlarınızı, ilaçlarınızı yanınıza almayı
unutmayınız.
5. İlaçlarınızı düzenli kullanın, ilacınızı
aksatmayın
6. Doktora giderken şahsınıza ait tüm tıbbi
dökümanları (filmler, tahlil sonuçları, hastane dosyası,
kullandığınız ilaçların kutusu...) mutlaka yanınıza
alınız.
7. İlaçlarınızın sadece ismine değil dozuna
da bakınız, öğreniniz ve kaydediniz
Sık
sorulan sorular

Hangi doktora gideyim?
Eğer yüksek kolesterolden başka bir sorununuz yoksa
Sağlık Ocağı hekimi, Aile hekimi, Dahiliye uzmanı,
Endokrinoloji uzmanı veya Kalp-Damar hastalıkları
uzmanına gidebilirsiniz. Yüksek kolesterolle birlikte
kalbinizde de sorun varsa Kalp-Damar hastalıkları
uzmanına gidiniz. Doktor seçiminde en önemli nokta,
sağlıklı hasta-hekim ilişkisinin sağlanmasıdır. Gerekli
ilaç dışı tedavileri uygulamanıza ve ilaç tedavisine
rağmen kolesterolünüz kontrol altına alınamazsa yüksek
kolesterol konusunda deneyimli olduğunu bildiğiniz veya
öğrendiğiniz bir merkeze gidiniz.
İlaçlar kolesterol yüksekliğine yol açar mı?
Evet. Bu nedenle bilinçsiz ilaç kullanımından
kaçınılmalı ve gerekli durumlarda ilaçlar doktor
kontrolü altında kullanılmalıdır.
Yüksek kolesterol tedavisinde kullanılan ilaçların
yan etkisi var mıdır?
Her ilaçta olduğu gibi kolesterol düşürücü ilaçların
da yan etkileri olabilir. İlaca bağlı yan etki düşünülen
durumlarda hasta en kısa sürede doktoruna
başvurmalıdır.
Yaşım 70, kolesterol düşürücü ilaç kullanabilir
miyim?
Evet, tabi doktorunuza danışmak koşulu ile.
Kolesterolüm yüksek, acaba çocuğum risk altında
mı?
Evet. Çocuğuzun beslenme alışkanlığının sağlıklı
olmasına dikkat edin.
Kolesterolüm ilaç kullanmama rağmen düşmüyor, ne
yapmalıyım?
1. Sizde kolesterol yüksekliğine yol açan başka bir
hastalık olabilir, bu araştırılmalıdır.
2. İlaç dışı tedavilerinizi ihmal ediyor
olabilirsiniz.
İlaç kullanıyorum, kolesterolümü kaça
düşürmeliyim?
Hedef LDL-kolesterol düzeyi hastada kalp ve damar
hastalığının olup olmadığına göre değişir.
A. Kişide kalp ve damar hastalığı yoksa
LDL-kolesterol düzeyinin 130 mg/dl’nin altına
düşürülmesi yeterlidir.
B. Kişide kalp ve damar hastalığı varsa hedef
LDL-kolesterol düzeyi 100 mg/dl’nin altı olmalıdır. Yani
kalp krizi geçirmişseniz, koroner arter daralmasına
bağlı göğüs ağrınız varsa, koroner damar ameliyatı
geçirmişseniz, koroner arterler balon ile
genişletilmişse, beyine, böbreğe, bacaklara giden
damarlarda kolesterol birikimi varsa hedef
LDL-kolesterol düzeyi 100 mg/dl’nin altıdır.
Kolesterolümün yükselmesini önleyebilir miyim?
Hastaların önemli bir kısmı kolesterol
yükselmesini önleyebilir. Beslenme değişikliği yaparak,
kilo vererek, egzersiz yaparak kolesterol yükselmesi
önlenebilir.
Hangi sıklıkta kolesterol düzeyimi ölçtürmeliyim?
Eğer kolesterol yüksekliği saptanmışsa bu süreye
doktorunuzla birlikte karar vermeniz gerekir. Eğer
kolesterolünüz normal sınırlarda ise beş yılda bir
ölçtürmeniz yeterlidir. Ailede kolesterol yüksekliği
varsa bu süre kısalabilir. Kolesterol ölçümü check up
diye de isimlendirilen sağlık kontrolünün çok önemli bir
parçasıdır. Check up incelemelerinde ilk yapılması
gereken inceleme kanda kolesterol düzeyi ölçümü
olmalıdır.
Tuz ile kolesterol arasında bir ilişki var mı?
Hayır. Kolesterol yüksekliği ve yüksek tansiyon
kardiyovasküler hastalıklar için bir risk faktörüdür.
Tuz, yüksek tansiyon ile yakından ilişkilidir.
|
|
Tavsiye edilen
gıdalar |
Ölçülü yenecek
gıdalar |
Kaçınmak
gereken gıdalar |
|
Ekmek, tahıl |
Kepekli buğday, çavdar ekmeği, yulaf
ezmesi, mısır gevreği, makarna, pirinç,
bulgur |
|
Açma, kruvasan,
poğaça |
|
Sütlü ürünler |
Yağsız süt, az yağlı peynir ve eritme
peyniri, yağsız yoğurt, yumurta akı |
Yarım yağlı süt, yarım yağlı peynir (dil
peyniri), yarım yağlı yoğurt, haftada 2
yumurta |
Tam yağlı süt, konsantre süt, şanti,
kaymak, taklit sütü, yağlı peynir ve
yoğurtlar |
|
Çorbalar |
Sebze çorbası, et
suyu çorbası |
|
İşkembe çorbası, paça |
|
Balık |
Bütün beyaz etli
ve yağlı balıklar (ızgara, buğulama) |
Uygun yağda kızartılmış balık |
Balık yumurtası, havyar, belirsiz yağda
kızartılmış balıklar |
|
Deniz mahsülleri |
İstiridye |
Midye, ıstakoz |
Karides, kalamar |
|
Et |
Tavuk, hindi,
dana, av eti |
Yağsız sığır, dana jambon, kuzu (haftada
1-2), dana ve tavuk sosisi, ciğer (ayda
1) |
Ördek, kaz, yağlı görünen bütün etler,
sosis, salam, pastırma, sucuk, kümes
hayvanları derisi |
|
Yağlar |
|
Çoklu doymamış yağlar (ayçiçeği, mısır
özü, soya...), tekli doymamış yağlar
(zeytinyağı, hidrojene olmamış yumuşak
margarin) |
Tereyağı, Trabzon yağı, iç yağı, kuyruk
yağı, hidrojene yağlar, sert margarinler |
|
Sebze ve meyve |
Bütün taze ve dondurulmuş sebzeler,
bilhassa kurubaklagiller (mercimek,
fasulye, nohut...) haşlanmış patates |
Uygun yağda
kızartılmış patates ve sebze |
Belirsiz yağda kızartılmış patates,
sebze, cips, tuzlu konserve, sebze |
|
Tatlılar |
Yağsız sütle yapılan tatlılar
(muhallebi, sütlaç...), meyva salatası,
limon dondurması, aşure, pestiller, kuru
yemişli sucuklar, cezerye |
Çoklu doymamış yağ veya margarinle
yapılan pasta ve bisküviler
Badem tatlısı,
helva
|
Dondurma, baklava, kremalı pastalar,
hazır pastalar, bisküviler, hazır
pudingler
Çikolata ve bütün çikolatalı hazır tatlı
ürünleri
|
|
Kuruyemiş |
Ceviz, badem,
kestane |
Yer fıstığı, Antep fıstığı |
Hindistan cevizi,
tuzlu eğlencelik |
|
İçecekler, soslar |
Çay, kahve, nescafe, az kalorili
meşrubat |
Az yağlı soslar |
Fazla tuz, hazır salata sosları, mayonez |
Kaynak: Türk Kardiyoloji Derneği, Koroner Kalp
Hastalığından Korunma ve Tedaviye İlişkin Ulusal
Kılavuz 1998 |
|