|
Günümüzde, östrojen takviyesi yöntemi çok daha düşük
dozda östrojeni, ayın belli bir kısmında projesteronla
birlikte kullanarak uygulanmaktadır. Bu nedenle, uygun
bir östrojen tedavisi görüyorsanız, bu sizin nüfusun
geri kalan çoğunluğundan daha fazla kanser riskine
sokmaz. Ancak menopoz belirtilerine karşı östrojen tek
başına alınırsa kanamaya neden olabilir. Bu kanama
endometriyal kanserin sebep olduğu bir kanamayla
karıştırılırsa, teşhis gecikir. Rahim kanserine
yakalanma ihtimali yüksek olan kadınlar; hiç doğum
yapmamış olanlar, 52 yaşında h~l~ adet görenler,
kısırlık veya düzensiz adet problemleri olanlardır.
Doğum kontrol hapı kullanan kadınların endometriyal
kanser olma ihtimalleri azalır.
Teşhis
Rahim kanseri erken safhalarda belirti göstermez. PAP
Smear testi, olayı vakaların yarısından daha azında
yakalayabilir ve muayene sırasında da farkedilmez. İlk
işaret vajinada kanamadır.
Belirtiler varsa, doktor endometriyal biopsi yapar.
Doktor muayenehanesinde genellikle anesteziye gerek
olmaksızın, rahimin iç yüzeyinden, analiz edilmek üzere
küçük bir parça alır. Rahim kanseri varsa, biopsi
çoğunlukla bunu tespit eder.
Daha kesin bir teşhis için kürtaj gereklidir. Doktor
rahimin iç yüzeyini hafifçe kazıyarak analiz etmek üzere
doku örnekleri alır. Bu işlem için herhangi bir şekilde
anestezi gerekir ve bu genellikle hastanede, gece
yatmadan, yapılır. Eğer kanser olduğu belirlenirse ve
rahimden öteye yayıldığını düşündürecek bir neden yoksa,
doktor birtakım testler yaparak başka tümörler olup
olmadığını araştırır.
Genellikle yavaş ilerleyen ve teşhis edildiğinde hala
yayılmamış olma ihtimali yüksek olan bir türdür. Bu da,
yakalanan kadınların çoğunlukla tedavi edilebildiği
anlamına gelir. Erken teşhis edildiğinde, en az 5 yıl
kurtulma ihtimali % 88dir. Çevredeki dokulara
yayıldığında bile bu oran % 75 dir. Nadiren tümörün
hızla büyüyen öldürücü bir cins olması halinde, sonuç bu
kadar iyi olmayabilir.
Tedavi - Ameliyat
Doktorların çoğu histerektomi (rahmin alınması),
tavsiye ederler. Fallop tüplerinin ve yumurtalıkların da
alınması gerekir, çünkü kanserin bu organlara da yayılma
eğilimi vardır.
Radyasyon
Kanser rahmin ötesine de yayılmışsa, ameliyattan
sonra radyasyon tedavisi yapılmalıdır. Bazen ameliyat
yerine radyasyon kullanıldığı da olur. Bu, genel
anestezi altındayken vajina veya rahime bir alet veya
radyum yerleştirilerek yapılan derin bir radyoterapidir.
Radyum vücudun içinde birkaç gün kalır ve bu süre içinde
hastanede yatılması gerekir. Bazen de birkaç yöntem bir
arada kullanılır.
İlaç
Eğer kanser vücudunuzun başka yerlerine metastaz
yapmışsa (yayılmışsa), projesteron büyümeyi genellikle
durdurur. Bu 2-3 yıl içindir, hatta bazen daha bile uzun
olabilir. Başka antikanser ilaçlar da kullanılabilir.
Çoğunlukla rahim
boynunda ve vajinanın başlangıç kısmında meydana gelen
bir hastalıktır. Çok düşük yapan veya çok doğuran
kadınlarda daha fazla görülür. Tıp dilinde uterus
kanseri denir. Vajinadan kan veya fena kokulu akıntı
gelir. Böyle durumlarda, vakit kaybetmeden doktora
başvurmak gerekir.
kanser
Kanser; anormal vücut hücrelerinin başıboş kontrolsüz
bir şekide üremeleri ile meydana gelen bir çeşit
hastalıktır. Başka bir deyişle vücutta meydana gelen
kötü tümörlere kanser denir. Kanser hücreleri, ya
etraftaki dokuları istila ederek ya da ak veya kırmızı
kan damarları ile vücudun diğer taraflarına yayılır.
Buna metastaz (yavrulama) denir. kanserin esas
nedenini bilinmemekle beraber, hava kirliliği, ve
sigaranın kansere zemin hazırlayıcı oldukları ileri
sürülmektedir. Kanserden korkmayınız, geç kalmaktan
korkunuz! Bu nedenle aşağıdaki belirtilerin biri
görüldüğü zaman doktora başvurunuz. - Makat veya
rahimden gelen anormal kanama veya akıntılar -
Göğüslerde veya vücudun herhangi bir yerinde görülen ve
ele gelen şişlik veya sertlikler - İyileşmeyen yaralar -
Ses kısıklığı veya belirli bir sebebi olmayan öksürük -
Yutma güçlüğü ve hazım bozuklukları - Ben ve siğillerde
görülen değişmeler. Bu işaretlerin herhangi biri iki
haftadan fazla devam ederse mutlaka doktora başvurmak
gerekir. kanserin görüldüğü yerler aşağıda
gösterildiği şekilde tespit edilmiştir. - Beyin ve
omurilikte %1 - Ciltte %10 - Tenasül yollarında,
erkeklerde %10, kadınlarda % 6 - Memelerde %14 -
Sindirim sisteminde %25 - Solunum yollarında, erkeklerde
%2, kadınlarda %3 - Karaciğer ve safra kesesinde %3 -
Diğer organlarda %8 Bu bilgilerin ışığı altında,
akciğer, deri, dil, dudak, gırtlak, mide, incebağırsak,
kalınbağırsak, mesane, meme, ve prostat daha fazla
görüldüğü söylenebilir. Kanser tedavisinde uygulanan
makro biyotik gıda rejiminin çok etkili olduğu, bu
rejimi uygulayan hastaların iyileştikleri ve sağlıklı
kimselerin de kanser olmadıkları ileri sürülmektedir.
Makro-biyotik Gıda Rejimi: Bir günlük gıdanın, %60'ı
buğday, arpa, mısır, darı, esmer pirinç veya çavdar
unundan yapılmış gıdalardan seçilir. %23-25'i hayvan
gübresiyle gübrelenmiş bahçelerden toplanmış taze ve
olgun meyvelerden, patates, patlıcan, ıspanak, veya
domatesten seçilir. %5-10'u tahıl veya sebze
çorbalarından seçilir. %10-15'I deniz ürünleri arasından
veya soya fasulyesi, taze fasulye, kırmızı pancar veya
şalgamdan seçilir. Haftada bir kere beyaz etli balık
yenebilir. Ancak her hafta pişirme şeklini değiştirmek
gerekir. Haftada iki kere de fazla şekeri olmayan
meyveler yenebilir. Çay içilebilir. Aşağıdaki yiyecek ve
içecekler de yasaktır. Beyaz unla yapılmış ekmek, pasta
gibi şeyler, beyaz pirinç, tavuk, peynir, yumurta,
konserveler, dondurulmuş yiyecekler, şeker, üzüm,
şekerli meyve suları, olgunlaşmış meyve ve sebzeler,
kuru fasulye, ve kuru bezelye, mercimek, mantar, pekmez,
bulama, çikolata, kakao, gazoz dahil bütün meşrubatlar,
ve alkollü içecekler, turşu, sirke, hardal, sofra tuzu,
bayat yiyecekler, sığır eti. Yukarıda anlatılan gıda
rejimi hiç aksatılmadan uygulanmalıdır.
|