|
Hu, ABD'de hidrojene yağların ve bu
yağı içeren diğer besin kaynaklarının kullanımının
kısıtlanmasının kalp-damar hastalıklarının azalmasına da
yardımcı olacağını belirtti.
Hu ve arkadaşları, kalp ve diğer hastalıkların
gelişiminde doğum kontrol hapları, beslenme ve yaşam
tarzlarının etkisini araştırmak için yaptıkları geniş
çaplı araştırmada, 1989-1990 yıllarında 32 binden fazla
hemşirenin kan örneğini analiz etti.
Circulation dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, Hu
ve arkadaşları takip eden 6 yıl içinde, sağlıklı 327
kadınla karşılaştırılan kadınlardan trans yağ oranı
yüksek 166'sının kalp krizi geçirdiğini tespit etti.
Kırmızı kan hücrelerindeki trans yağ oranının trans yağ
tüketimiyle bağlantılı olduğu, bunun da kötü
kolesterolün (LDL) yükselmesi ve iyi kolesterolün (HDL)
düşmesiyle ilgili olduğu belirtildi.
Trans yağ alımının Avrupa ülkelerinde azaltıldığını
hatırlatan Hu, bu yağların ABD'de hala yüksek oranlarda
kullanıldığını kaydetti.
Hu, trans yağların bazı yiyeceklerle New York ve
Philadelphia gibi kentlerdeki restoranlarda yapılan
yemeklerde kullanılmaması çabalarının, nüfusun geneline
yayılmasının faydalı olabileceğini belirtti.
Bilim adamları, araştırmalarının, trans yağların kalp
sağlığına zararlı etkilerini göstermek için yeni
kanıtlar ortaya koyduğunu söyledi.
Trans yağların kalp damar sağlığı açısından zararlı
olduğu uzun zamandır biliniyor. Bu yağlar özellikle fast
food restoranlarda özellikle kızarmış patateste bol
miktarda kullanılıyor.
Geçtiğimiz yıl alınan karara göre, ABD'nin New York
şehrinde Temmuz 2007'ye kadar porsiyonlarda en fazla 0.5
gr trans yağ kullanabilecek, 1 Temmuz 2008'de de bütün
yemeklerde trans yağ kullanımı yasaklanacak.
Karar, içinde McDonald's ve Burger King gibi restoran
zincirlerinin de bulunduğu 24 bin işletmeyi kapsıyor.
Damariçi protez ilaçtan daha etkin değil
ABD'de yapılan başka bir araştırmada ise aterosiklerozun
tedavisinde kullanılan, tıkanmış damarın içine uygulanan
damariçi protez yönteminin ilaç tedavisinden daha etkili
olmadığı belirlendi.
'New England Journal of Medicine' adlı tıp dergisinin bu
haftaki sayısında yayımlanacak araştırmada, damarın
içine konulan bu 'biyoaktif vasküler endoprotez' olarak
adlandırılan bu küçük silindirlerle ilaç temelli
tedavinin etkinliğini kıyaslamak için klinik deneyler
yapıldı.
Araştırma sonuçlarının yalnızca ABD'de 3.2 milyar
dolarlık bir pazarı bulunan damariçi protezle ilgili
tıbbi uygulamalarda değişikliğe yol açabileceğini
belirten araştırmacılar, deneyler sonrasında her iki
grupta da ölüm oranının yüzde 8 çıktığına işaret etti.
Araştırmacılar, klinik deneyler sonucu ölüm, enfarktüs
ve diğer damar rahatsızlığından ileri gelen risklerin
damariçi protez kullananlarda yüzde 20, ilaç tedavisi
uygulananlarda ise yüzde 19.5 olduğunu bildirdi.
|