|
Belirtileri nedir?
Virüs vücuda
girdikten sonra 60-120 gün süren bir kuluçka dönemi
sonrası belirti vermeye başlar. Hastaların yarısında
hafif kırgınlık gibi hastalığa özgü olmayan belirtiler
gözlenirken, diğer yarısında kas ve eklem ağrıları,
başağrısı, bulantı kusma, yorgunluk, karaciğer
bölgesinde ağrı gibi belirtilerle birlikte gözaklarında
sararma, ciltte sararma, idrar renginde koyulaşma, dışkı
renginde açılma ortaya çıkabilir.
Kimlerde olur? (Risk grupları)
Hepatit B enfeksiyonu
damar yoluyla uyuşturucu kullananlarda, eşcinsel
ilişkisi olanlarda, doktor, hemşire gibi sağlık
personelinde, kanama bozukluğu nedeniyle sık sık kan ya
da kan ürünü alanlarda, hemodiyaliz hastalarında diğer
insanlardan daha sık görülür. Hastalığı taşıyan
kişilerin yakınları da büyük risk altındadır.
Cinsel ilişki virüsün
bulaşması için en uygun yollardan biridir ve bu haliyle
hepatit B cinsel yolla bulaşan hastalıklar arasında da
ön sıralarda yeralır.
Nasıl bulaşır?
Hepatit B virüsünü
taşıyan kişilerin kanlarında, tükrük salgılarında,
spermaları (meni) içinde , vajinal salgılarında virüs
yoğun olarak bulunur. Virüsün çok az bir miktarının bile
bağışıklığı olmayan birinin kan dolaşımına geçmesi
enfeksiyonu başlatmaya yeterlidir. Virüs ciltte, ağızda,
genital bölgelerde gözle bile görülmeyen ufak çatlaklar
bularak kişinin kan dolaşımına geçebilmektedir. Aynı
kaptan yemek yiyen kişiler arasında ve iyi temizlenmemiş
çatal-bıçak gibi malzemenin kullanılmasıyla da
bulaşabilir.
Korunma
Hepatit B uygun
aşılamayla önlenebilen bir hastalıktır. Bu yüzden
ülkemiz de dahil olmak üzere tüm dünyada bu virüse karşı
yoğun bir aşı kampanyası başlatılmıştır. Artık
çocukların aşı takvimlerinde hepatit B aşısı rutin
olarak yer almaktadır. Amaç, bir zamanların salgın
hastalığı olan ve şu anda dünyadan silinmiş çiçek
hastalığı gibi hepatit B hastalığını da sonsuza kadar
silmektir. Sizin kolunuzdaki çiçek aşısı izini çocuğunuz
taşımayacak. Belki onun çocuğu da hepatit B aşısı olmak
zorunda kalmayacak.
Aşının içinde bulunan
madde aslında virüsün bir parçasının "rekombinan"
teknikle yani laboratuvar ortamında suni olarak
üretilmiş şeklidir. Bu madde vücuda girdiğinde çoğalmaz
ve enfeksiyon yapmaz, ancak yabancı bir madde olarak
algılandığından özgün antikorlar üretilir. Bu antikorlar
vücuda virüs girdiğinde virüsü hemen tanıyarak
yokederler.
Aşı bazı kan
ölçümleri yapılan ve bu ölçümlerle Hepatit B'ye karşı
bağışıklığı olmayan ve virüs taşıyıcısı olmayan
bireylere uygulanır. Şu anda güncel olan aşılama
şemasına göre ilk dozdan bir ay ve altı ay sonra olmak
üzere toplam üç doz uygulanır (bu şema değişebilir). Aşı
bittikten belli bir süre sonra kanda virüse karşı
antikor gelişiminin seviyesi ölçülür ve gerekli
durumlarda bir doz daha uygulanır. Aşının beş yıl
aralıklarla tekrarlanması önerilir.
Başta risk altında
olanlar olmak üzere tüm bireyler Hepatit B'ye karşı
aşılanmalıdır. Ailedeki fertlerden birinde taşıyıcılık
olması durumunda tüm aile bireyleri aşılanmalıdır.
Hepatit B virüsü
taşıyan biriyle temas edilmesi durumunda (cinsel ilişki,
kan alınması esnasında iğne batması, ameliyat ekibinin
eline iğne batması, aynı ortamda yakın ilişki içinde
bulunmak gibi) aşısız olan kişiye temastan sonraki ilk
48 saat içinde koruyucu Hepatit B immun serumu uygulanır
ve aşı başlanır.
|