|
ateş
Vücut sıcaklığının yükselmesine ateş denir. Vücut
sıcaklığı bedenin her yerinde aynı değildir. Örneğin;
termometre ağıza konulduğunda görülen ısı, koltuk altına
konulduğunda gösterdiği ısıdan 0,5 derece daha düşüktür.
Diğer taraftan, vücut ısısı gün boyunca da 0,5 derece
oynar. Sabahın erken saatlerinde ısı düşük, akşam
saatlerinde yüksektir. Vücut ısısı 36,2 - 37,5 arasında
ise normaldir. Ateşle birlikte; üşütme, titreme, baş
ağrısı, bunalma, huzursuzluk, vücut kırgınlığı,
iştahsızlık, kabızlık, sayıklama, havale veya koyu
renkli idrar çıkarmada görülebilir. Ateşin nedeni,
genellikle soğuk algınlığı, grip, bademcik iltihabı,
boğaz ağrısı, bronşit, sinüzit, kulak iltihabı, bağırsak
iltihabı veya böbrek hastalıklarından biri olabilir. Bu
nedenle tedaviden önce nedeni tespit etmek gerekir.
boğaz iltihabı
Tıp dilinde farenjit veya anjin adı verilen bu
hastalığın nedenleri; nezle ve grip gibi ateşli
hastalıklarla, havadaki zararlı maddeler, sinüzit, alkol
veya sigaradır. Yapılacak ilk iş; istirahat etmektir.
Mümkün olduğu kadar az konuşmak da yararlıdır.
bronşit
Akciğerlere giden havayollarının iç yüzündeki zarın
iltihaplanmasıdır. Akut ve kronik olarak iki gruba
ayrılır. Akut Bronşit : Genellikle grip, kızamık,
boğmaca veya tifo gibi hastalıklar sırasında görülür.
Sisli ve soğuk havalarda çok rahatsız olurlar.
Hastalığın başlangıcında kuru ve ağrılı öksürük, az
yapışkan balgam, sonraları sümüksü cerahatli balgam ile
hafif ateş ve halsizlik görülür. Mutlaka tedavi edilmesi
gerekir. Kronik Bronşit : Bu çeşit bronşitte;
havayollarını yağlayan bezler büyümüş, iç yüzlerinde
bulunan tüyler görevini yapamaz olmuştur. Mutlaka tedavi
edilmesi gerekir. Her iki bronşitte de yapılacak ilk iş
sigarayı bırakıp istirahat etmektir.
dil ülseri
Dilde görülen; etrafı kırmızı, içi su dolu küçük
kabarcıklar, dil ülserinin belirtisi olabilir. Derin ve
sert kenarlı dil yaralarında, mutlaka doktora başvurmak
gerekir. Diğer dil yaraları, hazımsızlık veya gripten
kaynaklanabilir.
göz ağrısı
Göz ağrısının nedenleri çeşitlidir. Az ışıkta çalışmak
sonucu gözlerin yorulması, gözdeki herhangi bir kısmın
iltihaplanmış olması, göze yabancı bir cisim kaçmış
olması, sinüzit, yarım başağrısı, grip, nezle ve ateşli
hastalıklar göz ağrısına neden olabilir. Önce hastalığın
nedenini tespit etmek gerekir.
kulak iltihabı
Ortakulakta veya kulak arkası kemikte görülür. Vakit
geçirilmeden doktora başvurmak gerekir. - Ortakulak
İltihabı Bademcik veya gırtlakta meydana gelen
iltihaplar grip, kızamık, kuşpalazı, kızıl gibi
hastalıklar ortakulağın iltihaplanmasına neden olabilir.
Hastada, yüksek ateş ve kulak ağrısı görülür. Kulağa
sıcak pansumanlar yapmak, ağrıları dindirir. - Kulak
Arkasındaki Kemiğin İltihabı Nedeni, genellikle
ortakulaktaki iltihabın, kulak arkasındaki kemiğe doğru
yayılmış olmasıdır. Hastada ateş, kulak ağrısı, koyu
kulak akıntısı, halsizlik görülür. İşitme azalır. Çaresi
ameliyattır.
sinüzit
Çene, alın ve şakak kemikleri içinde bulunan ve buruna
açılan içleri hava dolu boşlukların, sinüslerin
iltihaplanması sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Had
ve müzmin olmak üzere iki çeşidi vardır. Nedeni burun
iltihabı, nezle, grip, alerji, burundaki şekil
bozuklukları veya buruna kaçan yabancı cisimlerdir.
Hastanın yüzünde zonklayıcı bir ağrı, burnunda tıkanma,
akıntı ve baş ağrısıyla birlikte gelen ateş görülür.
şeker hastalığı
Vücudun şeker yakmasında ortaya çıkan bozukluğun neden
olduğu bir hastalıktır. Tıp dilinde diabet denir.
Pankreas, kandaki şeker miktarını kontrol eden ve adına
insülin denilen bir madde salgılar. Pankreas bu görevini
yerine getirmezse, kandaki fazla şeker, karaciğere depo
edilir. Aç karnına alınan 100 gram kanda 80 miligram
şeker vardır. Bu miktar yemekten 1-2 saat sonra 140
miligrama kadar yükselir. Kandaki şeker miktarı
hastalığın durumuna göre aşağıdaki gibi tespit edilir.
Şeker durumu Açken Yemekten 1-2 saat sonra Normal
kimselerde 80 mg. 140 mg. Orta derecede 130 mg. 190 mg.
Ağır derecede 160 mg. 215 mg. 2 çeşit şeker hastalığı
vardır. - Şekersiz Diabet : Hipofiz bezinin arka
tarafından salgılanan antidiüretik hormonun yetmezliği
sonucu ortaya çıkan bu çeşit şeker hastalığına, tıp
dilinde diabetes insipidus denir. - Şekerli Diabet
:Pankreasın salgıladığı insülin yetmezliği sonucu ortaya
çıkan bu çeşit şeker hastalığına, tıp dilinde diabetes
mellitus denir. Şeker hastalığını doğuran nedenler
dengesiz beslenme, şişmanlık veya sinir bozukluğudur.
Bazı kimselerde de irsiyet önemli bir rol oynar.
Hastalığın başlangıcında çok yemek ve su içmek ihtiyacı
vardır. İdrar miktarı da artar. Kadınların idrar yapma
yerlerinde kaşıntı vardır. Ayrıca devamlı yorgunluk hali
görülür. İleri safhada devamlı baş ağrısı, el ve ayak
titremeleri, iştahsızlık, aseton kokusuna benzer nefes
kokusu, ter kokusu, adele krampları, hafıza zayıflığı,
kısmi veya tam felç, iyileşmeyen yaralar ve uykuda
sayıklama görülür. Şeker hastalığı tedavi edilmezse
sonuç damar sertliği, kalp yetmezliği, göğüs anjini,
görme zayıflığı, katarakt, karaciğer hastalıkları, siroz
olabilir. İki çeşit şeker koması vardır. - Diabetik Koma
:Daha ziyade şeker hastalarında görülür. Nedeni, insülin
verme zamanını geçirmek, gerektiğinden az miktarda
insülin vermek, bağırsak iltihabı, bademcik iltihabı,
grip veya iyileşmeyen yaralardır. - Şeker Eksikliği
Koması : Tıp dilinde hipoglisemi adı verilen bu çeşit
koma, terleme, titreme, çırpınma huzursuzluk, şiddetli
açlık, ve aşırı duygusallıkla başlar. Nedeni, fazla
miktarda insülin vermek veya çok miktarda karbonhidratlı
yiyeceklerle beslenmektir. Şeker hastaları haftada en az
iki kere ılık banyo yapmalıdır ve sonra da vücutlarının
her tarafını ılık bir havlu ile ovmalıdır. Kabız veya
ishal olmamalıdırlar. Perhiz yapmalıdırlar. Erken yatıp
erken kalkmalıdırlar. Ağız, boğaz ve diş sağlığına aşırı
özen göstermelidirler. Masaj, beden hareketleri ve açık
havada yürüyüşü ihmal etmemelidirler.
verem
Akciğer veremi, tüberküloz, fitizi diye bilinir. Nedeni,
koch basili denilen ufak kıvrık içinde küçük noktacıklar
görülen çomak şeklindeki verem basilidir. Verem mikrobu
insan vücuduna çeşitli yollardan girebilir. Bu yolların
başında, solunum yolları gelir. Hastalık, çoğunlukla
veremlinin balgamı veya veremli ineklerin sütü ile
bulaşır. Sağlık şartlarına uymamak, aşırı yorgunluk,
üzüntü, grip, boğmaca, kızamık veya şeker hastalığı
vücudun direncini kaybetmesine ve hastalığın ihtimalinin
artmasına neden olur. Verem, üç devrede gelişir. Birinci
devrede, hastada genel yorgunluk, iştahsızlık, sırt
ağrıları, öksürük, ve 38 dereceye varan ateş
görülür.Verem basili bu devrede tüberkül adı verilen
iltihaplı bölgeler oluşturur. İkinci devrede hiç bir
belirti görülmeyebilir. Fakat basiller bütün vücuda
yayılarak deri, eklemler, kemikler, böbrekler,
bağırsaklar, karın ve beyin zarına yerleşirler. Bu
devrede tedaviye başlanmamışsa, vücudun direnci azalmaya
başlar. Üçüncü devrede, varem basilleri kan veya lenf
kanalları yoluyla yayılmaya devam eder. Hastada,
yorgunluk, balgamlı öksürük, akşamları yükselen hafif
ateş, iştahsızlık ve gece terlemeleri görülür. Bu
devrede, tedavi edilmezse, diğer akciğer de
hastalanabilir. Tedaviye 4 ila 9 ay kadar devam etmek
gerekir. Tedavinin ilk şartı temiz ve açık hava, bol
gıda ve üzüntüsüz bir hayattır.
zatürree
Halk arasında akciğer iltihabı tıp dilinde ise pnömani
denir. 3 çeşidi vardır. - Lober Pnömoni : Pnömokok adı
verilen mikropların neden olduğu had akciğer
iltihabıdır. Mikroplu tozlar, fazla yorgunluk, soğuk
algınlığı veya uzun süre güneşte kalmak hastalığın
zeminini hazırlar. Hastalık ani baş ağrısı, titreme,
kusma ve sırt ağrıları ile başlar. Ateş, 40 dereceye
kadar yükselir. Fakat 10. günden sonra düşmeye başlar.
Öksürük, kısa sürelidir. Balgam, kanlı ve yapışkandır.
Hastanın yüzü kızarmış, dudaklarının etrafı kabarmış,
cildi kuru ve dili de paslıdır. Geceleri kriz gelebilir.
- Virüs Zatürreesi : Virüslerin neden olduğu bir çeşit
zatürreedir. Ya aniden ya da bir soğuk algınlığı sonunda
görülür. Lober pnömoniden daha hafif geçer. Hastalığın
ateşi 39 dereceye kadar yükselir. Kendini son derece
yorgun hisseder. Öksürüğü kuru fakat az balgamlıdır. Kol
ve bacaklarında da ağrılar vardır. - Bronköpnomoni : İyi
tedavi edilmeyen grip, boğmaca, bronşit veya kızamıktan
sonra ortaya çıkan bir hastalıktır. Nedeni, akciğer ve
bronşların yer yer iltihaplanmış olmasıdır. Hastalık,
bronşit gibi başlar, tedbir alınmazsa, 2-3 gün içinde
ağırlaşır. Ateş sabahları 38 derece iken akşamları 40
dereceye kadar yükselir. Hastada öksürük, cerahatli ve
bazen de kanlı balgam görülür. Halsizdir, nefes almakta
güçlük çeker, rengi de soluktur. Doktor tedavisi
şarttır. Diğer tarftan, hasta istirahat ettirilir ve
morali üstün seviyede tutulur. Yanına fazla misafir
kabul edilmez. Ağrı olan tarafına içine sıcak su
doldurulmuş şişe konur. Sıcak su buharı teneffüs
ettirilir. Ateşi yükseldiği zaman da; vücudu ıslak bezle
silinir. Ateş düşürücü ilaçlar verilmez.
|