|
Cinsel istek kaybı, isteğin azalması, uyarı sonucu
cinsel tepki a1ındığı halde istek olmaması, uyarı
sonunda da cinsel tepki olmaması veya nefret şeklinde
ortaya çıkabilir. Nefret, cinsel ilişkide bulunamayacak
kadar olumsuz duyguların mevcut olması anlamına gelir.
Bu, genel olarak her türlü cinsel aktiviteye karşı
o1abildiği gibi sadece belli bir düşünce, inanç veya
davranış şekline karşı da geliştirilebilir (örneğin,
oral seks gibi). Genel olarak insanlar ödüllendirici bir
davranışı tekrarlama eğilimindedirler (cinsel veya başka
tür bir aktivite). Tersine, belli bir davranış
anksieteye neden oluyorsa, kaçınmaya çalışılır,
dolayısıyla nefret ortaya çıkar. Cinsel istek kaybı olan
insanlarda, çocuk1uk dönemindeki yasaklayıcı eğitim ve
başarısızlık beklentisi, utanç, acı veya yetersizlik
korkusu, gerçek yasaklamalar veya acı deneyler kadar
önemlidir. İstek kaybının aksine, eşler arasında
cinsel isteklerin farklı düzeylerde olması, sık
rastlanan fakat daha az ciddi bir sorundur. Bir ilişki
disfonksiyonel hale geldiğinde, sıklıkla eşlerden biri,
diğerinden çok daha fazla cinsel yakınlık ister. Bu
abartılmış farklılıklar, eşler diğer sorunlarını çözüp
tekrar iletişim kurabildiklerinde ortadan kalkar.
Cinsel istek kaybı, çok sayıda seksüel disfonksiyonun
seyri sırasında ortaya çıkabilir.
Organik hastalıklar erkeklerde olduğu gibi,
kadınlarda da cinsel tepkileri olumsuz yönde etkiler,
fakat genellikle kadınlarda cinsel tepki üzerine
etkileri, erkeklerden daha azdır. Yine de, diyabetik
kadınların % 50 sinin sonunda anorgazmik o1acağı
bilinmektedir.
Estrojen eksik1iğine bağlı ikincil vajinal atrofi
(cerrahi sonrası veya menopoz sonrası), ağrılı ilişkiye
neden olur. Eğer atrofi çok ilerlemişse krem veya hap
şeklindeki estrojenle tedavisi çok başarılı sonuç verir.
Organik pelvik veya genital hastalıklar da ağrılı
ilişkiye ve giderek cinsel istek kaybına neden
olabilirler.
Doğum kontrol hapı kullanan bazı kadınlarda da istek
kaybı görülürse de, bu durum daha ziyade psikolojik
nedenlerden kaynaklanmaktadır (depresyon, üzüntü,
bastırılmış öfke, histerik kişilik, vb. gibi).
Kronik yorgun1uğun kadının cinsel tepkileri
üzerindeki etkileri sıklıkla göz ardı edilir.
Jinekologlara göre, yuvaya gidemeyecek kadar küçük
çocuğu olan her kadında, bu tip sorunlarla
karşılaşıldığında kronik yorgunluğu akla getirmek
gerekir. Klinisyenlerin, kadınlarda fiziksel yakınma
veya seksüel fonksiyon bozuklukları ile uğraşırken,
kronik yorgun1uğun da bir neden olabileceğini
unutmamaları gerekir.
Genel olarak, doğum, ameliyat, kanser, sürekli diyet
yapma, aşırı kilo kaybı gibi vücut direncini düşüren
hastalık ve durumlarda geçici veya sürekli olarak cinsel
istek kaybı görülebilir.
Cinsel fonksiyon bozukluğuna neden olan veya cinsel
fonksiyon bozukluğu şeklinde ortaya çıkan diğer
sorunlar.
A- Madde Bağımlılığı
1- Alkolizm
2- Diğer Madde Bağımlılıkları
B- Kişilik Yapısı
1- Obsesif/Kompulsif Kişilik
2- Histerik Kişilik
3- Pasif/Bağımlı Kíşilik
4- Pasif/Agresif Kişilik
C- Fiziksel Sorunlar
1- Fiziksel Hastalìklar, nörolojik bozukluklar,
damarsal bozukluklar.
2- Menopozal Semptomlar, vajinal kuruluk, östrojen
yetmezliği
3- Doğum Kontrol Hapları
4- İlaçlar
5- İnfertilite, özellikle zamanlanmış ilişki
D- Duygusal Faktörler ve Stres
1- Bastırılmış öfke
2- Üzüntü-Yadsıma, suçluluk duygusu, depresyon
veya öfke
3- Depresyon
4- Gebelik Korkusu
5- Kişiler Arasında Anlaşmazlık
6- Bedensel Görüntü Sorunları
7- Psikozlar
8- Kronik yorgunluk
a- Çok Fazla ve Uzun Süre Çalışma
b- Küçük Çocuk Bakımı
9- Orta,Yaş Krizi
E- Karşılanmayan Cinsel Değerler
--------------------------------
Kaynak : Kontraseptif Yöntemler
|